HizmetKitap
Arama

© 2026 Hizmet Kitap – Tüm hakları saklıdır.

/Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -1/İKİNCİ BÖLÜM/Selman-ı Fârisî'nin Kendi Dilinden Dînî Hayatı ve Müslüman Oluşu
Hizmet Kütüphanesi
  • Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -1
  • TAKDİM
  • BİRİNCİ BÖLÜM
  • İKİNCİ BÖLÜM
  • Ι-] HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELÂM’IN EN BÜYÜK VE EN DEVAMLI MU’CİZESİ KUR'ÂN-I KERÎM'DİR
  • Velid b. Mugîre'nin Kur'ân-ı Kerîm Karşısında Hayranlığı
  • Üç Müşrikin Üç Gece Peygamberimiz aleyhisselâmın Evinde Okuduğu Kur'ân-ı Kerîm'i Dışarıdan Dinlemeleri
  • Peygamberimiz aleyhisselâmdan Kur'an Dinleyen Cinlerin İman Etmeleri
  • ΙΙ-] EFENDİMİZ ALEYHİSSELÂMIN MU’CİZELERİNDEN BİR TANESİ ‘İRHȂSȂT MU’CİZELERİ’DİR
  • İRHÂSÂTTA KENDİ İÇİNDE DÖRDE AYRILIR:
  • 1-KUR’ÂNDAN ÖNCE GELEN SEMÂVÎ KİTAP VE SUHURLAR DA, HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELÂM’DAN BAHSEDİLİP, MÜJDELER VERİLMESİ
  • Peygamberimiz aleyhisselâmın İsim ve Sıfatlarının Ehl-i Kitab Nezdinde Belli Oluşu
  • Daha Önceki Peygamberlerden Peygamberimiz aleyhisselâm Hakkında Ahd ve Mîsak Alınışı
  • Peygamberimiz Aleyhisselamın Hayber Yahudîlerini Hakkı İtirafa, Allah'a ve Allah'ın Resûlüne İmana Davet Edişi
  • İsrail Oğullarının Gelmesini Bekledikleri Üç Peygamber
  • İbrahim ve İsmâil aleyhisselâmların Peygamberimiz aleyhisselâm Hakkındaki Dilekleri ve Dileklerinin Kabul Olunuşu
  • Yahudîlerin Peygamberimiz aleyhisselâmın Sıfatlarını Kitaplarında Okudukları ve Çocuklarına da Öğrettikleri
  • Necidlinin Peygamberimiz aleyhisselâm Hakkında Tevrât ve İncil'de Bildirilenleri İtiraf Edişi
  • Hristiyan Kıskançlığı ve İnkârcılığından da Bir Örnek
  • Kinâne b. Suriya'nın Benî Nadîr Yahudîlerini Uyarışı ve Öğütleyişi
  • 2- İRHÂSÂTIN İKİNCİ BÖLÜMÜ OLAN SEMÂVÎ KİTAP VE SUHUFLARA DAYALI EFENDİMİZ ALEYHİSSELAM’DAN ÖNCE YAŞAMIŞ OLAN EHL-I KİTAP ÂLİMLERİ, DEVLET BAŞKANLARI, KÂHİNLER, ÂRİF-İ BİLLÂH OLAN ZÂTLAR, HÂTİFLER, ŞÂİRLER, HATİBLER, ȂİFLER, BAZI SANEMLER VE HATTA MEZAR TAŞLARINDA Kİ YAZILARA KADAR PEKÇOK MÜJDELER…
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Yahudîlerle Konuşmaya Gidişi
  • Habeş Hristiyanlarının Peygamberimiz aleyhisselâmı Halîme Hatunun Elinden Almaya Kalkışmaları
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Atlattığı Tehlike
  • Peygamberimiz aleyhisselâmın Medine Ziyaretine Âit Bazı Hatıraları ve Yahudîlerin Onun Üzerindeki Teşhisleri
  • Necran Uskufunun⋆ Peygamberimiz aleyhisselâm Hakkındaki Teşhisi
  • Abdulmuttalib Dedenin Peygamberimiz aleyhisselâm Hakkında Ümmü Eymen'i Uyarışı
  • Peygamberimiz aleyhisselâmın Amcasıyla Birlikte Busra'ya Gidişi
  • Busra'da Rahip Bahîra ile Buluşulması
  • Rahip Bahîra'nın Kervan Halkına Ziyâfet Çekişi
  • Rahip Bahîra'nın Peygamberimiz aleyhisselâm Hakkındaki Teşhisi ve Ebu Tâlib'i Uyarışı
  • Busra'da Üç Yahudînin Peygamberimiz aleyhisselâma Suikast Teşebbüsünde Bulunmaları ve Rahip Bahîra Tarafından Vazgeçirilmeleri
  • Rahip Nastura'nın Peygamberimiz aleyhisselâm Hakkındaki Teşhisi
  • Busra Pazarında Bir Yahudî'nin Peygamberimiz Hakkındaki Teşhisi
  • Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâma Vahiy ve Peygamberlik Gelmeden Birkaç Yıl Önce Cereyan Eden Hâdiselerden Bazıları
  • Varaka b. Nevfel'in Peygamberimiz aleyhisselâmın Başına Neler Geleceğini Haber Verişi
  • Cübeyr b. Mut'im'in Şam Manastırlarında Peygamberimiz aleyhisselâmın Resmine Rastlayışı
  • Benî Nadîr Yahudîlerinin Başkanı Huyey İle Kardeşinin Peygamberimiz aleyhisselâmı Görmek İçin Kuba'ya Gitmeleri
  • Yahudî Âlimlerinden Abdullah b. Selâm'ın Müslüman Oluşu
  • Selman-ı Fârisî'nin Kendi Dilinden Dînî Hayatı ve Müslüman Oluşu
  • Şam'dan Medine'ye Gelen İbn Heyyeban'ın Yahudîlere Peygamberimiz aleyhisselâmın Geleceğini Haber Verişi ve Ona Uymayı Vasiyet Edişi
  • Üç Gencin Benî Kurayza Yahudîlerini Uyarmaları ve Müslüman Olmaları
  • Yahudilerin, Gelmesini Bekleyip Durdukları Peygamberi, Gelince İnkâr Etmeleri
  • Yahudi Bilginlerinden Zebîr b. Bata'nın Gerçeği Önce İkrar ve Sonra İnkâr Edişi
  • Ölüm Döşeğinde Müslüman Olan Yahudî Genci
  • Peygamberimiz aleyhisselâmın Yumuşak Huyluluğunun Bir Yahudîyi Müslüman Edişi
  • Yahudî Bilginlerinin Birtakım Sorular Sorarak Peygamberimiz aleyhisselâmı Oyalamaya Çalışmaları
  • Yahudî Âlimlerinden Muhayrık'ın Müslüman Olup Uhud'da Çarpışmaya Gidişi ve Şehit Oluşu
  • Sellâm b. Mişkem'in Huyey'e Tehditte ve Uyarıda Bulunuşu
  • Eban'ın Müslüman Oluşunun Sebebi
  • Yahudî Hahamlarından Kâ'bu'l-Ahbâr'ın Müslüman Oluşu
  • Küleyb b. Esed'in Medine'ye Gelme Sebebi
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın, Necran Reislerinin Yanındaki Kitapta İsim ve Sıfatlarının Yazılı Oluşu
  • B.) İRHÂSÂTIN İKİNCİ BÖLÜMÜNÜN İÇİNDE YER ALAN “DEVLET BAŞKANLARI”NIN EFENDİMİZ ALEYHİSSELÂM’ DAN BAHSETMELERİDİR
  • Yemen Hükümdarı Seyf b. Zî Yezen'in Yanında Sakladığı Bir Kitapta Peygamberimiz Aleyhisselâm Hakkında Yazılı Haberleri Abdulmuttalib'e Açıklayışı
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın İçinde Yedi Ay Kaldığı Evin Tarihçesi
  • Kayser Herakliyus'un Çekmecesinde Sakladığı Peygamber Resimlerini İslâm Elçilerine Gösterişi
  • Amr b. Ümeyye'nin Habeş Meliki Necâşî'ye Gönderilişi Ve Orada Bulunan Amr b. As’a Karşı Necâşî’nin Sözleri
  • Peygamberimiz Aleyhisselamın Mektuplarını Necaşi'nin Cevaplayışı
  • Dıhye b. Halife'nin Rum Kayseri Herakliyus'a gönderilişi, Kayser'in Tasalanışı
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Mektubunun Okutturuluşu
  • Dıhye b. Halife'nin Sünnetli Olup Olmadığının Muayene Ettirilişi
  • Herakliyus'un Roma'daki Dostu Dagatır'a Peygamberimiz Aleyhisselâm Hakkında Yazı Yazışı veŞam Taraflarında Bulunan Ebu Süfyan'a Sorular Soruşu
  • Kayser'in İtirafları, Endişeleri ve Dıhye'yi Dagatır'a Gönderişi
  • Dagatır'ın Müslüman Oluşu ve Şehit Edilişi
  • Kayser Herakliyus'un Peygamberimiz Aleyhisselamın Mektubuna Cevap Yazışı
  • Mukavkıs'ın Hâtıb b. Ebi Beltea ile Konuşmaları ve Tartışmaları
  • Peygamber Aleyhisselâmın Kayser Herakliyus’a Tebük’ten Mektup Gönderişi
  • C.) İRHÂSÂTIN İKİNCİ BÖLÜMÜNÜNÜN İÇİNDE YER ALAN “KÂHİNLERİN” EFENDİMİZ ALEYHİSSELÂM’DAN BAHSETMELERİDİR
  • Bir Kâhinin Peygamberimiz Üzerindeki Teşhisi ve Korkunç Teklifi
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın İzinin Makam'dakine En Çok Benzediği
  • D-) İRHÂSÂTIN İKİNCİ BÖLÜMÜNÜN İÇİNDE YER ALAN “HÂTİFLERİN” EFENDİMİZ ALEYHİSSELÂM’DAN BAHSETMELERİDİR
  • Halime Hâtunun Peygamberimiz Aleyhisselâmı Mekke'de Kaybedişi
  • Benî Kurayza Lideri Ka'b b. Esed'in İtirafları ve Benî Kurayza Yahudîlerine Teklifleri
  • Sa'ye Oğullarının Benî Kurayza Yahudîlerini Öğütlemeleri
  • G-İRHÂSÂTIN İKİNCİ BÖLÜMÜNÜN İÇİNDE YER ALAN “ȂİFLER ”İN EFENDİMİZ ALEYHİSSELÂM’ DAN BAHSETMELERİDİR
  • Ezd-i Şenue'li Âif’in Peygamberimiz Aleyhisselâm Hakkındaki Teşhisi
  • H-) İRHÂSÂTIN İKİNCİ BÖLÜMÜNÜN İÇİNDE YER ALAN “SANEMLERİN”İN EFENDİMİZ ALEYHİSSELÂM’DAN BAHSETMELERİDİR
  • 3- HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELÂM’IN DOĞUMU GECESİNDE MEYDANA GELEN HÂRİKULÂDE HÂDİSELER, MU’CİZELER
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Annesine Teslim Edilişi
  • 4-PEYGAMBERLİĞİNDEN ÖNCE, ONUN NURÂNÎ ŞAHSİYETİYLE ALÂKALI İRHÂSÂT MU’CİZELERİ
  • Halime Hatun'un ailesinin Peygamberimiz Aleyhisselâm yüzünden hayra ve geçim bolluğuna kavuşması hadisesidir.
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Büyümesindeki Başkalık
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Göğsünün Melekler Tarafından Yarılışı ve Tartılışı
  • Müdlic Oğullarının Peygamberimiz Aleyhisselâm Hakkındaki Teşhisleri
  • Abdulmuttalib Dedenin Yağmur Duası İçin Peygamberimiz Aleyhisselâmı Ebu Kubeys Dağına Omuzunda Çıkarışı
  • Ebu Talib'in Peygamberimiz Aleyhisselâmı Yanına Alıp Büyütüşü
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Kalbine Re'fet ve Rahmet Dolduruluşu
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Her Türlü Kötülüklerden Korunarak Büyütülüşü
  • Busra'dan Mekke'ye Dönüş
  • ΙΙΙ-] HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELÂMIN GAYBDAN HABER VERME MU’CİZELERİ
  • KAYNAKÇA
  • YAZARI ve KİTAPLARI HAKKINDA
  • Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -2

Selman-ı Fârisî'nin Kendi Dilinden Dînî Hayatı ve Müslüman Oluşu

Selman-ı Fârisî, Abdullah b. Abbas'a dînî hayatını ve Müslüman oluşunu şöyle anlatır:

“Ben; Isbahan halkından ve Ceyy denilen karyeden bir Farslı idim. Babam bu karyenin dihkanı, muhtarı idi.

Ben onun yanında Allah'ın yaratıklarının en sevgili olanı idim. O beni bu aşırı sevgisinden dolayı yanından hiç ayırmaz, kız hapseder gibi evinde hapsederdi.

Mecusîliğe (ateşperestliğe) kendimi o kadar kaptırmıştım ki, ateşgedeye bakma, ateş yakma işini bile üzerime almıştım. Onun bir an olsun sönmesine meydan vermezdim.

Babamın büyük bir çiftliği vardı. Kendisi bir gün inşaat işiyle uğraşıyordu. Bana: 'Oğulcağızım! Ben bugün hep yapı işiyle uğraşacağım, çiftliğe gitmekten geri kalacağım. Oraya sen git!’ dedi ve bana, oradan kendisinin yapmayı istediği bazı şeyleri de emretti.

Sonra da, bana: 'Sakın ha! Oralarda oyalanıp da beni gözletme! Çünkü gecikirsen, beni çiftliğimden daha çok sen merakta bırakır, her işimden alıkorsun!’ dedi.

Babamın beni göndermek istediği çiftliğe gitmek üzere yola çıktım.

Yolda Hristiyan kiliselerinden bir kiliseye rastladım. Seslerini işittim. Hristiyanlar içeride ibadet ediyorlardı.

Babam beni hep evinde hapsedip hiç dışarı bırakmadığı için, insanların ne gibi işler yaptıklarını, ne gibi dinler tuttuklarını bilmezdim.

Rastladığım kilisedeki Hristiyanların seslerini işitince, ne yapıyorlar bir bakayım, diye yanlarına vardım. Yaptıklarını seyrettim. İbadetleri çok hoşuma gitti. Dinlerine imrendim.

'Vallahi, bu bizim tuttuğumuz dinden daha hayırlıdır’ dedim ve güneş batıncaya kadar onların yanını bırakmadım.

Babamın çiftliğini bıraktım. Çiftliğe hiç gitmedim. Onlara:

'Bu dinin aslı, kökü nerededir?' diye sordum. 'Şam'dadır’ dediler. Artık, akşamleyin, babamın yanına döndüm.

Babam adam gönderip beni aratmış, babamın işi gücü beni aratmak olmuş.

Yanına geldiğim zaman, babam: 'Oğulcuğum! Nerede idin? Sen benim vermiş olduğum emirlere göre hareket edecek değil mi idin?' dedi. Ona: 'Babacığım! Kiliselerinde ibadet eden bazı kimselere rastladım. Onların dinlerine ait şeyleri gördüm. Çok hoşuma gitti. Vallahi, güneş batıncaya kadar yanlarından ayrılamadım' dedim.

Babam: 'Oğulcuğum! O dinde hayır yoktur. Senin dinin ve atalarının dini ondan daha hayırlıdır’ dedi.

Babam, benim kaçacağımdan korkup, ayağıma bir bukağı vurdu, sonra da beni evinde hapsetti.

Kilisedeki Hristiyanlara adam gönderdim. 'Yanınıza Şam'dan bir ticaret kafilesi geldiği zaman bana haber verin’ dedim.

Yanlarına Şam'dan, Hristiyan tüccarlarından bir kâfile gelince, bana haber verdiler. Onlara:

İşlerinizi bitirdiğiniz, memleketinize dönmek istediğiniz zaman bana haber verin' dedim.

Onlar memleketlerine dönüp gitmek istedikleri zaman bana haber verince, ayağımdan demir bukağıyı çıkarıp attım. Onlarla birlikte Şam yolunu tuttum, Şam'a geldim. Şam'a gelince:

'Şu din adamlarının ilim yönünden en üstünü kimdir?' diye sordum. 'Kilisedeki piskopostur' dediler. Yanına gittim. Ona: 'Ben bu dine girmek, senin yanında bulunmak, kilisede hizmet etmek, Hıristiyanlığı senden öğrenmek, seninle birlikte ibadet etmek istiyorum' dedim.

Bana: 'Kiliseye gir!’ dedi. Onunla birlikte içeri girdim. Şam Piskoposu kötü bir adamdı. Sadakalarını getirip vermelerini Hristiyanlara emir ve onları buna teşvik eder, yanında toplanan şeylerden bir kısmını ise kendisi için gizler, yoksullara birşey vermezdi. Hatta, böylelikle yedi küp dolusu altın ve gümüş biriktirmişti! Onun böyle yaptığını gördükçe, kendisine son derecede kin tutuyordum. En sonunda, adam öldü.

Hristiyanlar onu gömmek için toplandılar. Onlara: 'Bu kötü bir adamdı. Sadaka vermenizi emir ve teşvik eder, onları kendisine getirdiğiniz zaman kendisi için saklar, yoksullara onlardan birşey vermezdi!’ dedim.

Bana: 'Sen bunu nereden biliyorsun?' diye sordular.

Onlara: 'Ben size onun mal gömüsünü gösterebilirim' dedim, gömünün yerini gösterdim. Oradan, içinde altın ve gümüş dolu yedi küp çıkardılar. Bunu görünce:

'Vallahi, biz onu hiçbir zaman gömmeyiz' dediler. Onun ölüsünü astılar ve taşa tuttular!

Onun yerine, kiliseye başka bir din adamı getirdiler. Beş vakit namaz kılmayanlar içinde, ben ondan (yeni din adamından) daha faziletli, dünyayı onun kadar hiçe sayan, ahirete onun kadar uyanık, gece gündüz ibadete onun kadar düşkün bir kimse görmedim.

Ondan önce hiç kimseyi, onu sevdiğim kadar da sevmedim! Sonra bu zât ölüm döşeğine düştü. Kendisine:

'Ey filan! Ben senin yanında bulundum. Senden önce hiç kimseyi, seni sevdiğim kadarda sevmedim! Görüyorsun ki, sana Yüce Allah'ın emri gelmiş; bana tavsiye ve ne yapmamı emredersin?’ dedim. Bana:

'Oğulcuğum! Bugün, benim yolum ve gidişatımda olan bir kimse bilmiyorum. İyi din adamları hep ölüp gittiler. Yaşayanlar da, dinin öteden beri tatbik edegeldikleri hükümlerini değiştirdiler ve onların çoklarını da bıraktılar. Yalnız Mevsıl'da [Musul] bir zât vardır ki, filandır. O, benim tuttuğum yol ve bulunduğum hal üzeredir. Sen onun yanına git!' dedi.

Bu muhterem zât öldüğü ve gömülüp ortadan kaybolduğu zaman, Mevsıl'daki arkadaşının yanına vardım. Yanına varınca:

'Ey filan! Filan zât, öleceği sırada, senin de kendisinin yolunda ve halinde olduğunu bana haber verdi ve yanına gitmemi tavsiye etti' dedim. 'Olur! Yanımda otur!' dedi. Yanında kaldım.

Onu da, öbür arkadaşının yolunda ve halinde, çok hayırlı buldum. Fakat, çok geçmeden o da öldü. Öleceği sırada, kendisine: 'Ey filan! Filan zât seni bana tavsiye ve yanına gitmemi emretmişti. Görüyorsun ki; sana da Allah'ın emri gelip çatmış bulunuyor. Senden sonra kimin yanına gitmemi bana tavsiye ve ne yapmamı emredersin?' dedim. Bana:

'Oğulcuğum! Vallahi, ben Nasîbin'deki [Nusaybin] filan zâttan başka, bizim yolumuz ve gidişatımızda bir kimse daha var mı bilmiyorum. Sen, benden sonra onun yanına git!’ dedi.

Mevsıl'daki din adamı öldüğü ve gömülüp ortadan kaybolduğu zaman, Nasîbin'deki arkadaşının yanına vardım. Durumumu ona anlattım. Mevsıl'daki arkadaşının bana ne gibi emir ve tavsiyede bulunduğunu bildirdim.

Bana: 'Olur! Yanımda otur!' dedi. Yanında kaldım.

Onu da, önceki iki arkadaşının yolunda ve halinde buldum. Bu yararlı zâtın da yanında ve hizmetinde bulundum. Vallahi, çok geçmeden, Nasîbin din adamına da ölüm geldi çattı. Kendisi ölüm döşeğine düşünce:

'Ey filan! Filan zât bana kendisinden sonra falan zâtın yanına gitmemi tavsiye etmişti. Falan zât da, kendisinden sonra senin yanına gitmemi bana tavsiye etti. Sen bana, senden sonra kimin yanına gitmemi tavsiye ve ne yapmamı emredersin?’ dedim.

Bana: 'Oğulcuğum! Vallâhi, Rum topraklarından Ammûriye'deki zâttan başka, yanına gitmeni sana emredeceğim, bizim yolumuz ve gidişatımızda bir kimse daha kaldığını bilmiyorum. O zât tıpkı bizim yolumuz ve gidişatımızdadır. İstersen onun yanına git! İşte o bizim yolumuz ve gidişatımızdadır’ dedi.

Nasîbin din adamı öldüğü ve gömülüp ortadan kaybolduğu zaman, Ammûriye'deki arkadaşının yanına vardım. Durumumu ona da anlattım. Nasîbin'deki arkadaşının bana ne gibi emir ve tavsiyede bulunduğunu bildirdim.

Bana: 'Olur! Yanımda otur!' dedi.

Öteki arkadaşlarının doğru yolları ve gidişatlarında olan bu hayırlı zâtın da yanında ve hizmetinde bulundum.

Ammûriye'de az çok birşeyler de kazandım. Hatta biraz davarlarım ve ineklerim de vardı. En sonunda Ammûriye din adamına da Allah'ın emri geldi çattı. Kendisi ölüm döşeğine düşünce, ona:

'Ey filan! Ben filanın yanında idim. O bana kendisinden sonra falan zâtın yanına gitmemi tavsiye etti. Sonra, falan zât bana kendisinden sonra filan zâtın yanına gitmemi tavsiye etti. Filan zât da bana kendisinden sonra senin yanına gitmemi tavsiye etti. Şimdi sen bana senden sonra kimin yanına gitmemi tavsiye ve ne yapmamı emredersin?' dedim.

Bana: 'Oğulcuğum! Vallahi, bugün yeryüzündeki insanlardan yanına gitmeni sana emir ve tavsiye edebileceğim, bizim yolumuz ve gidişatımızda hiçbir kimse bulunduğunu bilmiyorum!

Fakat, ahir zaman peygamberinin gelmesi çok yaklaşmış, gölgesi üzerimize düşmüştür! O peygamber İbrahim Aleyhisselamın dini üzere gönderilecektir! Kendisi Arap toprağında ortaya çıkacak, iki kara taşlık arasındaki, hurma bahçeleri bulunan biryere hicret edecektir! O, hediyeden yer, sadakadan yemez! Onun iki dalı arasında da, peygamberlik mührü vardır! Eğer o diyarlara gitmeye gücün yeterse, git; hemen yola düş!’ dedi.

Nihayet, Ammûriye din adamı da öldü ve gömülüp ortadan kayboldu.

Bundan sonra, Ammûriye'de, Allah'ın dilediği kadar oturdum. Sonra, Kelb kabilesinden, ticâretle uğraşan bazı kimseler bana rastladılar.

Onlara: 'Beni Arap diyarına götürünüz de, şu davarlarımı, şu ineklerimi size vereyim' dedim. 'Olur!’ dediler. Verdim ve beni yanlarında götürdüler. Vâdi'l-kurâ'ya erişince, bana zulmettiler. Beni köle olarak bir Yahudîye sattılar.

Yahudînin yanında bir müddet kaldım. Vadi'l-kurâ'daki hurma ağaçlarını görünce:

'Burası Ammûriye'deki efendimin bana tarif ettiği, ahir zaman peygamberinin göçeceği yer mi ola?' diye ümitlendimse de, buna kalbim pek de yatışmadı.

Ben Vâdi'l-kurâ'da Yahudî ağamın yanında bulunduğum sırada, Kurayza oğulları Yahudilerînden olan amcasının oğlu Medine'den geldi ve beni ağamdan satın alıp Medine'ye götürdü.

Vallâhi, Medine'yi görür görmez, Ammûriye'deki efendimin tarif ettiği ahir zaman peygamberinin hicret yurdunun burası olduğunu tanıdım ve anladım. Artık Medine'de oturdum durdum.

Halbuki, Resûlullah Aleyhisselâm peygamber olarak gönderilmiş, Mekke'de ne kadar kalmışsa kalmış. Fakat, ben kölelik meşguliyeti içinde bulunduğumdan onun hakkında hiçbirşey işitmemiştim.

Sonra, kendisi Medine'ye hicret edip gelmiş. Vallâhi, yine de haberim olmamıştı.

Ben, bir gün, hurma ağacının başında ağama ait işlerden bazılarını yapıyordum, ağam da altımda oturuyordu. O sırada, ağamın amcasının oğlu gelip Yahudî ağamın başına dikildi ve:

'Ey filan! Allah, Kayle oğullarının (Evs ve Hazrec kabilelerinin) belâlarını versin! Vallahi, onlar Mekke'den yanlarına gelen, peygamber dedikleri bir adamın başına Küba köyünde toplanmış bulunuyorlar!' dedi.

Bunu işitir işitmez beni öyle bir titreme tuttu ki, neredeyse ağamın üzerine düşeceğim sandım! Ağamın amcasının oğluna: 'Ne dedin? Ne dedin?' diyerek hemen hurma ağacından indim. Ağam kızdı, bana şiddetli bir tokat vurdu ve:

'Bu senin neyine gerek, seni ne ilgilendirir? Sen işinin başına git!' dedi.

Ben de: 'Birşey yok! Ancak onun ne dediğini anlamak istedim' dedim.

Yanımda biriktirmiş olduğum biraz yiyecek vardı. Akşam olunca, onları alıp Küba köyünde bulunan Resûlullah Aleyhisselâma gittim, yanına girdim.

Kendisine: 'Senin sâlih bir zât olduğunu işittim. Yanında da, muhtaç, kimsesiz sahabîlerin varmış! Şu şeyleri, sadaka olarak vermek üzere, yanımda bulunduruyordum. Buna, sizi başkalarından daha lâyık gördüm!’ diyerek, onları kendisine uzattım.

Resûlullah Aleyhisselâm, ashabına: 'Alınız, bunu yiyiniz!' buyurdu, elini çekti ve ondan hiç yemedi.

Kendi kendime: 'Bu, bir!' dedim.

Sonra, onun yanından ayrılıp yerime döndüm. Yine, biraz birşeyler biriktirmiştim. O sırada, Resûlullah Aleyhisselâm da Medine'nin içine gelmiş bulunuyordu.

Resûlullah Aleyhisselâmın yanına vanp: 'Senin sadakadan yemediğini gördüm. Bu, sana ikram olmak üzere hazırladığım bir hediyedir!' dedim.

Resûlullah Aleyhisselâm, hemen ondan yedi ve ashabına da emretti, onlar da kendisiyle birlikte yediler.

Bunun üzerine, kendi kendime: 'Bu, iki!’ dedim.

Bundan sonra, Resûlullah Aleyhisselâmın Bakiyyü'l-Garkad'da bulunduğu sırada, yanına vardım. Kendisi oraya ashabından birisinin cenazesi peşinde gitmişti.

Resûlullah Aleyhisselâm, ashabı arasında oturuyordu. Üzerinde, her tarafını bürüyen iki ihram vardı. Kendisine selâm verdim. Sonra da, Ammûriye'deki efendimin bana tarif ettiği peygamberlik mührünü görebilirmiyim diye arkalarına bakmak için, arka taraflarına geçtim.

Resûlullah Aleyhisselâm, bana tarif edilen şeyi anlamak için arkaya geçtiğimi anlayınca, arkasından ridâsını sıyırdı.

Peygamberlik mührünü görünce, tanıdım! Üzerine kapandım, öptüm ve ağlamaya başladım.

Resûlullah Aleyhisselâm, bana: 'Bu tarafa dön!' buyurdu. Gelip önlerinde oturdum.

Ey İbn Abbas! Sana anlattığım gibi, başımdan geçeni ona da anlatmıştım. Benim bu kıssamı ashabının da işitmiş olmaları, Resûlullah Aleyhisselâmın pek hoşuna gitmişti.

Esirlik, kölelik, bu Selman'ı uğraştırmış, oyalamıştır. Bunun için, Bedir ve Uhud savaşlarında Resûlullah Aleyhisselamla birlikte bulunma imkânını bulamamışımdır.”

1 İbn İshak-İbn Hişam, Sîre, c:1, s:228-234; İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c:4, s:75-79; Ahmed b. Hanbel, Müsned, c:S, s:441-443 ↩ metne dön

Kaynak: Herkul.org · Necdet İçel

Önceki bölümYahudî Âlimlerinden Abdullah b. Selâm'ın Müslüman OluşuSonraki bölümŞam'dan Medine'ye Gelen İbn Heyyeban'ın Yahudîlere Peygamberimiz aleyhisselâmın Geleceğini Haber Verişi ve Ona Uymayı Vasiyet Edişi