3- HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELÂM’IN DOĞUMU GECESİNDE MEYDANA GELEN HÂRİKULÂDE HÂDİSELER, MU’CİZELER
Hz. Âişe'den rivâyet edildiğine göre; Mekke'de, ticâretle uğraşan bir Yahudî Peygamberimiz aleyhisselâmın doğduğu gece, doğuşuna alâmet olan yıldızın doğduğunu görmüş, katıldığı Kureyş meclislerinden bir mecliste:
“Ey Kureyş cemaatı! İçinizden, bu gece çocuğu doğan oldu mu?” diye sormuştur.
“Vallahi, bilmiyoruz!” dediler.
Bunun üzerine, Yahudî: “Ey Kureyş cemaatı! Size söylediğim şeyi ezberleyiniz! Bu gece, bu âhir zaman ümmetinin peygamberi doğmuştur! Onun iki küreği arasında, üzerinde tüyler bulunan kırmızımtırak bir ben de vardır!” dedi.
Meclistekiler, Yahudî'nin sözlerinden hayrette kalarak meclisten dağıldılar. Onlardan her biri, evlerine varınca, Yahudî'nin söylediklerini ailelerine haber verdiler.
Bazılarına, aileleri: “Abdullah b. Abdulmuttalib'in bir oğlu doğdu. Kendisine, Muhammed ismini verdiler” dediler.
Onlar, o günden sonra, Yahudî'nin evine gidip: “Bizim içimizde bir çocuk doğduğunu duydun mu, öğrendin mi?” dediler.
Yahudî: “Ben size onun doğduğunu haber verdikten sonra mı, yoksa önce mi doğdu?” diye sordu.
“Önce doğdu!” dediler.
Dileği üzerine, kendisini Hz. Âmine'nin evine götürdüler.
Yahudî, Hz. Âmine'den, oğlunu yanına çıkarmasını istedi; çıkarıldı.
Peygamberimiz aleyhisselâmın arkasındaki peygamberlik hâtemini görünce, Yahudî bayıldı. Ayıldığı zaman, kendisine “Yazıklar olsun sana! Ne oldu sana?” dediler.
Yahudî: “Vallahi, artık İsrâil oğullarından peygamberlik gitti! Ellerinden Kitap da gitti! Bu, İsrâil oğullarının öldürüleceklerine ve bilginlerinin de itibarlarının kalmayacağına verilmiş bir hükümdür! Araplar, peygamberlikle, büyük bir izzet ve şerefe erecekler! Ey Kureyş cemaatı! Sevininiz! Vallahi, siz; haberi doğudan batıya kadar ulaşacak bir atılım ve yenme gücüyle güçleneceksiniz!” dedi.
∞
2. Medineli Müslümanlardan şair Hassan b. Sabit der ki:
“Ben, yedi sekiz yaşlarında, duyduklarımı kavrayabilecek, boylu-poslu bir çocuktum. Bir gün, Yesrib'de (Medine'de) bir Yahudî'nin köşk üzerinden en yüksek sesle: 'Ey Yahudî cemaatı!' diyerek bağırdığını işittim.
Yahudîler, etrafına toplanınca, ona: 'Allah cezanı versin! Ne oldu sana?' dediler. O da: 'Ahmed'in doğumunda doğacak olan yıldızı, bu gece doğdu!’ dedi.”
İbn İshak: “Hassan b. Sâbit'in torunu Saîd b. Abdurrahman'a: 'Resûlullah aleyhisselâm Medine'ye geldiği zaman Hassan b. Sabit kaç yaşında idi?' diye sordum. Saîd: 'Hassan, altmış yaşında idi. Resûlullah aleyhisselâm da, elli üç yaşında iken Medine'ye geldi' dedi. Demek ki, Hassan, o Yahudînin söylediğini yedi yaşında iken işitmiş” demiştir.
∞
3. Hz. Âmine'nin bildirdiğine göre; Peygamberimiz aleyhisselâma, ne hamileliği sırasında, ne de onu dünyaya getirirken hiçbir zahmet çekmemiş ve o doğarken de, doğu ile batı arasını aydınlatan bir nurun kendisinden onunla birlikte çıktığını görmüştür.
∞
4. Peygamberimiz aleyhisselâm, doğarken, çocukların yere düştükleri gibi düşmeyip ellerini yere dayamış, başını semaya kaldırmış olarak doğmuştur.
∞
5. Muhammed aleyhisselâm doğunca, geleneğe göre sabaha kadar üzerine kapatılan çanağın yarılarak, yarığından kendisinin gözlerini semaya diktiği görülmüştür. “Doğrusu, biz bunun gibi bir çocuk görmedik!” denilmiştir.
∞
6. Şeytan; hayatında koparacağı dört çığlıktan birisini, bu kutlu doğum gecesinde koparmıştır.
∞
7. İran başkadısı ve din adamı Mubezan, rüyasında; birtakım serkeş develerin bir sürü yürük atları önlerine katarak Dicle ırmağını geçtiklerini, İran topraklarına yayıldıklarını görmüştür.
∞
8. Save⋆ gölünün suyu çekilmiştir.
∞
9. Semave⋆⋆ vadisini su basmıştır.
∞
10. Kisra'nın sarayından 14 şerefe yıkılmıştır.
∞
11. İranlıların 1000 yıldan beri hiç sönmeden yanan ateşgedeleri sönüvermiştir!
1 İbn Sa'd, Tabakât, c:1, s:162-163; Hâkim, Müstedrek, c:22, s:601-602, Beyhakî, Delâil, c:1, s:108; Ebu'l-Fidâ, Nihâye, c:2, s:267 ↩ metne dön
2 İbn Sa'd, Tabakât, c:1, s:163, Hâkim, Müstedrek, c:2, s:602, Beyhakî, Delâil, c:1, s:108-109; Kastalânî, Mevâhib, c:1, s:34-35 ↩ metne dön
3 Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c:1, s:109; Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c:2, s:267 ↩ metne dön
4 İbn İshak-İbn Hişam, Sîre, c:1, s:168; Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c:1, s:110 ↩ metne dön
5 İbn Sa'd, Tabakât, c:1, s:102; Zehebî, Târihiu'l-İslâm, s:47. ↩ metne dön
6 Taberî, Târîh, c:2, s:128; Beyhakî, Delâil, c:1, s:113; Zehebî, Târîhu'l İslâm, s:47 ↩ metne dön
7 İbn Sa'd, Tabakât, c:1, s:102; Ebu Nuaym, Delâilü'n-nübüvve, c:1, s:138 ↩ metne dön
8 Süheyli, Ravdu'l-ünüf, c:2, s:149 ↩ metne dön
9 ⋆⋆Semave, gûte ile Şam arasında, Kelb arazisinden, taşsız bir çöldür. (Yakut, Mu'cemu'l-büldân, c:3, s:245) Taberî, Târîh, c:2, s:131-132, Ebu Nuaym, Delâil, c:1, s:139-140, Beyhakî, Delâil, c:1, s:126-127, Ebu'l-Ferec İbn Cevzî, el-Vefâ, c:1, s:97-100, Zehebî, Târîhu'l-İslâm, s:35-39 ↩ metne dön
Kaynak: Herkul.org · Necdet İçel