HizmetKitap
Search

© 2026 Hizmet Kitap – All rights reserved.

/Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -1/ΙΙΙ-] HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELÂMIN GAYBDAN HABER VERME MU’CİZELERİ/Habbab b. Eret'e Yapılan İşkence
Hizmet Library
  • Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -1
  • TAKDİM
  • BİRİNCİ BÖLÜM
  • İKİNCİ BÖLÜM
  • ΙΙΙ-] HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELÂMIN GAYBDAN HABER VERME MU’CİZELERİ
  • Habbab b. Eret'e Yapılan İşkence
  • Müşriklerin Peygamberimiz Aleyhisselâm Yüzünden Birbirleriyle Tartışmaları ve Efendimizin Onların Âkibetlerini Haber Verişi
  • Peygamberimiz Aleyhisselâm ile Alay Eden Müşrikler ve Âkibetleri
  • Ammar b. Yâsir İle Alakalı Gaybî İhbar
  • Hz. Ali'ye Şehit Edileceğinin Haber Verilişi
  • Hz. Hüseyin'in Şehit Edileceği Hakkındaki Müşâhede ve Haberleri
  • Hz. Ali'nin ve Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'daki Hatıraları
  • Hz. Ümmü Seleme'nin Rüyası ve Çanaktaki Toprağın Kan Haline Gelişi
  • Abdullah b. Abbas'ın Hz. Hüseyin Hakkındaki Rüyası
  • Kaynuka oğulları Yahudî bilginlerinden münafık olan Mâlik b. Kavkal’ın itirazı
  • Kurayza oğulları Yahudî bilginlerinden münâfık olan Rafi' b. Hureymile
  • Zafer oğullarının müttefiklerinden Kuzman’ın Âkibeti
  • Sa'd b. Muaz'ın Kâbe'de Ebu Cehil ile Tartışması ve Ümeyye b. Halefin Âkibeti
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Übeyy b. Halef'i Yaralayışı ve Öldürüşü
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Kureyş Müşriklerinin Bozulup Kaçacakları Hakkındaki Âyeti Okuyarak Çadırından Çıkışı
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Bedir'de Müşrik Ulularının Vurulup Düşecekleri Yerleri Birer Birer Gösterişi
  • Süheyl b. Amr'ın Ön Dişlerinden İkisinin Çekilmesi Hakkındaki Teklifin Peygamberimiz Aleyhisselâm Tarafından Kabul Edilmeyip, Kendisinin İleride Hoşa Gidebilecek Bir Konuşma da Yapabileceğinin Haber Verilişi
  • Esir Olan Oğlunu Kurtarmak Bahanesiyle Medine'ye Gelip Peygamberimiz Aleyhisselâmı Öldürmek İsteyen Umeyr b. Vehb'in Müslüman Olarak Mekke'ye Dönüşü
  • Kuzman'ın Uhud'a Gelip Müşriklerle Çarpıştıktan Sonra Yarasının Ağrısına Dayanamayarak İntihar Edişi
  • Hz. Ali'nin Müşriklerden İki Topluluğu Bozguna Uğratışı
  • Hanzale b. Ebu Âmir'in Şehit Oluşu
  • Abs Oğullarından Bir Topluluğun Müslüman Oluşu
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Abs Oğullarına Hâlid b. Sinan'ı Soruşu ve Onlara Onun Başına Gelenleri Haber Verişi
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Hendekte Parçaladığı Kaya Münasebetiyle Verdiği Fütûhât Müjdesi
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Müslümanlara Ferahlatıcı Müjdeler Verişi
  • Hz. Ömer'in Kureyş Müşriklerine Elçi Olarak Gönderilmek İstenilişi ve Onun Yerine Hz. Osman'ın Gönderilişi
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Hz. Ömer ve Arkadaşlarına Son Cevabı
  • Ebu Ubeyde b. Cerrah'ınHz. Ömer'i Öğütleyişi ve Hz. Ömer'in Davranışlarına Tevbe ve Nedâmet Edişi
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Hudeybiye'den Ayrılışı ve Fetih Sûresinin Nazil Oluşu
  • Kisrâ'nın Peygamberimiz Aleyhisselâm Hakkında Yemen Valisine Emir ve Direktif Verişi
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Kisrâ Hakkında Allah'tan Aldığı Haberi Elçilere Bildirişi
  • Kisrâ Şîreveyh'in Vali Bâzân'a Mektubu, Bâzân'la Ebnâların Müslüman Olmaları
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Hayber'in Fethedileceğini Müjdeleyişi Ve Onu Fethedecek Yiğidin Vasıflarını Bildirişi
  • Hayber Fatihliğinin Hz. Ali Üzerinde Gerçekleşmesi
  • Fetih Ve Umre Hakkındaki İlahî Vaadlerin Gerçekleşmesi
  • Mu'te Mücahidlerinin Sayısı ve Orduya Kumanda Edeceklerin Belirlenişi
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Mu'te'de Kumandanların Nasıl Şehit Olduklarını Medine'de Müslümanlara Bildirişi
  • Ya'lâ b. Ümeyye'nin Mu'te Haberini Medine'ye Getirişi
  • Hâtıb'ın Kureyş Müşriklerine Harekât Durumunu Bir Yazı ile Bildirmeye Yeltenişi
  • Mektubun Kureyş Müşriklerine Bir Kadınla Gönderilişi
  • Hâtıb'ın Sorguya Çekilişi
  • Ensarın Duydukları Endişelerin Giderilişi
  • Fadâle'nin Kötü Niyetini Değiştiren ve İmanını Berkiştiren Bir Hadise
  • Ebu Süfyan b. Harb'in İçinden Geçirdiği Bir Kuruntudan Dolayı Uyarılışı
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Hicâbe ve Sikâye Hızmetlerini Eski Görevlilerine Vermesi
  • Ebu Rigal ve Onun Kabrinden Çıkarılan Altın Dal
  • Benî Uzre Heyetinin Medine'ye Gelmeleri ve Müslüman Olmaları
  • Habeş Necaşî'si Ashama'nın Vefat Edişi ve Kendisi İçin Gıyâbî Olarak Medine'de Cenaze Namazı Kılınışı
  • Ebu Âmir Fâsık'ın Tâif'ten Şam'a Kaçışı ve Âkibeti
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Gömleğini Baş Münâfıka Vermesinin ve Cenaze Namazını Kıldırmasının Hikmeti
  • Abde b. Müshir'in Medine'ye Gelişi ve Müslüman Oluşu
  • Adiyy B. Hâtim'in Medine'ye Gelip Müslüman Oluşu Esnasında Şahit Olduğu Gaybî Mucizeler
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Muaz b. Cebel'e Kendisiyle Bir Daha Görüşemeyeceğini ve Bazı Hadiseleri Haber verişi
  • Cerir b. Abdullah el-Becelî Gelmeden Önce Haber Vermesi
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Cüreş Halkının Şekr'de Öldürülmekte Olduğunu Haber Verişi
  • Yemen krallarından Vâil b. Hucr'un Geleceğinin Haber Verilmesi
  • Hıcr’da Emre Aykırı Hareket Eden İki Mücâhidin Başlarına Gelenler
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Esved'in Öldürüldüğünü Ashabına Müjdelemesi
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Ölüm Hastalığı Şiddetlendiğinde
  • KAYNAKÇA
  • YAZARI ve KİTAPLARI HAKKINDA
  • Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -2

Habbab b. Eret'e Yapılan İşkence

Müşrik kadınlardan Ümmü Enmar'ın azadlı kölesi olan Habbab b. Eret, Müslümanlığını açıklamaktan çekinmeyen, dininden döndürülmek için Mekke'de en ağır işkencelere uğratılan koruyucusuz Müslümanlardandı.

Müşrikler onun çıplak vücudunu dikenler içinde sürürlerdi.

Kendisinin, çıplak vücuduna demir gömlek giydirilip, en sıcak günde Remda'da güneş altında vücudunun yağı eritilircesine tutulduğu da olurdu.

Güneşten kızgın hale gelmiş ya da ateşle kızdırılmış olan taşa çıplak sırtı bastırıldığı halde, söyletmek istedikleri şeyi, küfür sözünü ona söyletemezlerdi.

Nitekim müşrikler bir gün onu yakalayıp soydular. Düz bir yerde yaktıkları ateşin içine, sırtının üzerine yatırdılar.

İçlerinden birisi onun göğsünün üzerine ayaklarıyla bastı. Ateş sönünceye ve yer soğuyuncaya kadar, kendisini öylece tuttular! Yıllar geçtiği halde bile, Habbab'ın sırtındaki yanıkların yerleri, alacaları kaybolmadı.

Hz. Ömer, halifeliği sırasında, Habbab'a müşriklerden çektiği işkenceyi sormuştu.

Habbab: “Ey mü'minler emîri! Bak sırtıma!” dedi. Hz. Ömer onun sırtına bakınca: “Doğrusu ben insan sırtının bugünkü gibisini hiç görmemiştim!” dedi.

Habbab: “Benim için bir ateş yakmışlardı da, ben onun üzerine sürüklenip atılmıştım. O ateşi benim sırt etimin yağı söndürmüştü!” dedi.

Habbab demirci idi. Kılıç yapardı. Habbab'ın hanımefendisi Ümmü Enmar da, Habbab'ın başını ateşte kızdırdığı demirle dağlardı!

Habbab, Peygamberimiz aleyhisselâma varıp, Ümmü Enmar'dan şikâyetlendi.

Peygamberimiz aleyhisselâm: “Ey Allah! Habbab'a yardım et!” diyerek dua edince, Ümmü Enmar başından bir derde tutulup, köpeklerle birlikte ulur oldu!

Kendisine: “Başını dağlat!” diye tavsiye edildi.

Bunun üzerine, Habbab demiri alır, ateşte kızdırır, Ümmü Enmar'ın başını onunla dağlardı!

Habbab'a, müşriklerden Abdi Yağus da işkence yapardı.

Habbab b. Eret der ki: “Bizler, müşriklerin en ağır işkencelerine uğramış bulunuyorduk.

Resûlullah aleyhisselâm, Kâ’be'nin gölgesinde, bürdesini, kaftanını yastık edinerek ona dayanmış olduğu bir sırada idi ki, yanına vardık, halimizi (müşriklerden çektiklerimizi) kendisine arz ve şikâyet edip: 'Yâ Rasûlallah! Yüce Allah'a bizim için dua et! Bizim için Yüce Allah'tan yardım dile! Yâ Rasûlallah! Bizi dinimizden döndürmelerinden korktuğumuz şu kavme karşı bizim için Yüce Allah'tan yardım dilemez misin? Bizim için, Allah'a dua etmez misin? dedik.

Resûlullah aleyhisselâmın hemen yüzünün rengi değişti. Yüzü al al olduğu halde, doğrulup oturdu:

'Vallahi, sizden öncekiler içindeki mü'minlerden bir kimse yakalanır, kendisi için yerde bir çukur kazılır, o kimse o çukura dizlerine kadar gömülür, sonra bir testere getirilir, başının üzerine konulup biçilerek ikiye bölünürdü de, bu işkence kendisini dininden döndüremezdi!

Yahut onun kemiğinin üzerinden eti ve siniri demir taraklarla taranır, kazınırdı da, yine, bu işkence kendisini dininden döndüremezdi!

Allah'tan korkunuz! Hiç şüphesiz, Allah sizin için fetih ihsan edecektir! Vallahi, Yüce Allah bu işi muhakkak tamamlayacaktır! Bu iş muhakkak tamamlanacaktır! Bu işin hükmü muhakkak yerine getirilecektir! O kadar ki, hayvanına binmiş bir kimse, San'a ile Hadramevt arasında, San'a'dan çıkıp Hadramevte kadar gidecek de, Yüce Allah'tan başka, hiçbir şeyden korkmayacak; ancak (varsa) koyunu hakkında kurt saldırmasından kaygı duyacaktır! Fakat, siz acele ediyorsunuz!’ buyurdu.”

Acem-Rum Savaşı Hakkında Müşriklerle Bahse Girişilmesi

Nübüvvetin sekizinci yılında idi ki, İran ordusu ile Rum ordusu, Şam toprağı ile İran toprağı arasında, Ezriat'ta Busra'da karşılaşarak çarpışmışlar; İranlılar Rumları ağır bir yenilgiye uğratmışlardı.

Rumların şehirlerini yakıp yıkmışlar, ağaçları kesmişler, hatta İstanbul'a kadar ilerlemişler. Halic'in üzerine konmuşlardı. İstanbul'u uzun müddet kuşattıkları halde, yarısı denizde, yansı karada olduğu için, ele geçirememişlerdi.

İran Şahı, Kayserden tazminat olarak, dünya hükümdarlarından hiçbirinin sağlamaya güç yetinemeyeceği kadar çok altın, mücevherat, kumaşlar, hizmetçi kadınlar, uşaklar ve daha pek çok türlü mallar da istemiş; o da, muvafakat etmişti.

Kureyş müşrikleri, Farslıların (İranlıların) Rumları yenmelerini isterlerdi. Çünkü, onlar putperest idiler.

Müslümanlar ise, Rumların Farslılan yenmelerini isterlerdi. Çünkü, onlar Kitab ehli idiler.

Rumların mağlubiyet haberi Peygamberimiz aleyhisselâmla ashabına çok ağır geldi.

Peygamberimiz aleyhisselâm; Kitabsız Mecusilerin Kitab ehli olan Rumlara galip gelmelerini istemezdi.

Kureyş müşrikleri, Müslümanlara: “Siz ehl-i Kitabsınız, Hristiyanlar da Kitab ehlidirler. Biz Kitabsız ümmîleriz. Farslı kardeşlerimiz sizin Kitab ehli olan kardeşlerinize galip gelmişlerdir. Siz de bizimle çarpışacak olursanız, muhakkak, biz size galip geliriz!” dediler.

Hz. Ebu Bekir müşriklerin bu sözlerini Peygamberimiz aleyhisselâma anınca, Peygamberimiz aleyhisselâm: “Şu muhakkak ki, onlar (Farslılar, er geç) mağlup olacaklardır!” buyurdu.

Yüce Allah da, bu hususta indirdiği âyetlerde şöyle buyurmuştur:

“Elif Lâm Mîm! Rum(lar) mağlup oldu yakın bir yerde. Halbuki onlar, bu yenilmelerinin ardından, galip olacaklar. Bid'-i sinînde (üçten dokuza kadar olan yıllar içinde) Önünde de, sonunda da, emr Allah'ındır. O gün, mü'minler de Allah'ın yardımıyla ferahlanacak. O (Allah), kime dilerse yardım eder. O (Allah) kudretiyle herşeye üstün gelen Azîz, rahmetiyle mü'minleri esirgeyen Rahîm'dir. Bu, Allah'ın va'didir. Allah va'dinden caymaz. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.”

Bunun üzerine, Hz. Ebu Bekir Kureyş müşriklerinin yanına varıp: “Sizler (putperest) kardeşleriniz (Farslılar)ın, bizim (Kitab ehli) kardeşlerimiz (Rumlar)a galip gelmesine seviniyor musunuz? Hiç de sevinmeyin! Allah sizin gözlerinizi aydın etmeyecektir! Vallahi, Rumlar muhakkak Farslılara galip geleceklerdir! Bunu bize Peygamberimiz aleyhisselâm haber verdi!” deyince, Übeyy b. Halef kalkıp Hz. Ebu Bekir'e doğru vardı ve: “Sen yalan söyledin!” dedi.

Hz. Ebu Bekir: “Ey Allah düşmanı! Sensin yalancı olan! Eğer üç yıla kadar, Rumlar Farslılara galip gelirse, bana on deve vermeyi borçlan! Fakat Farslılar Rumlara galip gelirse, ben sana on deve vermeyi borçlanayım!” diyerek bahse giriştiler.

Bundan sonra, Hz. Ebu Bekir Peygamberimiz aleyhisselâmın yanına gelip, Übeyy b. Halef ile aralarında geçeni haber verince, Peygamberimiz aleyhisselâm: “Ben, böyle mi andım! Âyetteki 'bid'i' sözü ancak üç ile dokuz arasındaki müddeti ifade eder. Sen hemen gidip devenin sayısını da, müddeti de (ona göre) uzat!” buyurdu.

Hz. Ebu Bekir gitti. Übeyy b. Halefle karşılaştı. Übeyy b. Halef: “Sen galiba (bahse giriştiğine) pişman oldun?” dedi.

Hz. Ebu Bekir: “Hayır! Pişman olmadım! İstersen, aramızdaki bahiste alınacak, verilecek develerin sayısını arttı ralım, müddeti de uzatalım: Bahiste kazanacak olan, yüz deve alsın! Kaybeden de yüz deve versin! Müddet de dokuz yıla kadar uzatılsın!” dedi.

Übeyy b. Halef: “Öyle yaptım!” dedi.

Hz. Ebu Bekir'in Peygamberimiz aleyhisselâmla gizlice Mekke'den ayrılıp Medine'ye hicret edeceği sıralarda idi ki, Übeyy b. Halef Hz. Ebu Bekir'e:

“Bahiste yenilecek olursan bana ödeyeceğin develer hakkında bir kefil ver” dedi.

Hz. Ebu Bekir de, oğlu Abdurrahman'ı kefil verdi.

Übeyy b. Halef de Uhud savaşına gitmek istediği zaman, Abdurrahman ondan bir kefil istedi, o da verdi.

Übeyy b. Halef Uhud'da Peygamberimiz aleyhisselâmı öldürmek isterken, Peygamberimiz aleyhisselâmın mızrağından aldığı yaradan kurtulamayarak, Mekke yakınındaki Serifte öldü.

Rumlar belirlenen müddet içinde birdenbire kalkınarak İranlıları ağır bir hezimete uğrattığı zaman; Hz. Ebu Bekir Übeyy b. Halefin veresesinden yüz deveyi alıp. Peygamberimiz aleyhisselâma getirdi.

Peygamberimiz aleyhisselâm da Hz. Ebu Bekir'e: “Bunları fakirlere dağıt!” buyurdu. O da fakirlere dağıttı.

Rumların İranlıları dokuz yıl içinde mağlup edecekleri hakkındaki ihbar-ı Kur’âniyenin böylece gerçekleşmesi üzerine, Mekkeli müşriklerden birçok kimseler Müslüman oldular.

1 Belâzurî, Ensâb, c:1, s:175,178-179;İbn Sa'd, Tabakât, c:3, s:165, 233;Ebu Nuaym, Hilye, c:1, s:144; İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, c:2, s:11 4-115; Suyûtî, Dürru'l-mensûr, c:4, s:132;Ahmed b. Hanbel, c:5, s:11,56,109-111; Buhârî, c:3, s:56; c:4, s:238-239; Hâkim, Müstedrek, c:3, s:383 ↩ back to text

2 Rûm: 1-6 ↩ back to text

3 Taberi, Tefsir, c:21, s:16-21; Ebu'l-Fidâ, Tefsîr, c:3, s:422- 425; Ahmed b. Hanbel, Müsned, c:1, s:276; Kurtubî, Tefsîr, c:14, s:3; Zemahşerî, Keşşaf, c:3, s:214. ↩ back to text

Source: Herkul.org · Necdet İçel

Previous sectionΙΙΙ-] HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELÂMIN GAYBDAN HABER VERME MU’CİZELERİNext sectionMüşriklerin Peygamberimiz Aleyhisselâm Yüzünden Birbirleriyle Tartışmaları ve Efendimizin Onların Âkibetlerini Haber Verişi