Peygamberimiz Aleyhisselâmın Cüreş Halkının Şekr'de Öldürülmekte Olduğunu Haber Verişi
Yemen tarafından gelen Ezdî kabilesinin reisi Sured b. Abdullah, oradan gelen diğer kabile temsilcileriyle beraber Efendimiz aleyhisselâma iman ettiler. Onlar Cüreş halkındandı. Cüreş o zaman sapasağlam, kale gibi bir şehirdi.
Onlar geri döndüler. Sured b. Abdullah, Cüreş halkını İslâmiyete davet etti. Onlar, yanaşmadılar. Müslüman olmaktan kaçındılar. Sured b. Abdullah, onları bir ay kadar kuşattı.
Cüreş halkı tarafından Medine'ye iki kişi gönderilmiş bulunuyordu.
Onların bir gün ikindi namazından sonra akşama doğru Peygamberimiz Aleyhisselâmın yanında bulundukları bir sırada, Peygamberimiz Aleyhisselâm:
“Şekr, Allah'ın beldelerinden hangisidir, hangisindedir?” diye sordu.
İki Cüreşî ayağa kalkarak: “Yâ Rasûlallah! Bizim beldelerimizde bir dağ vardır ki, ona Keşr denilir, Cüreş halkı ona böyle ad vermişlerdir” dediler.
Peygamberimiz Aleyhisselâm: “O Keşr değil, fakat o Şekr'dir!” buyurdu.
İki Cüreşî: “Yâ Rasûlallah! Ne hal var onun başında?” diye sordular.
Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Şu anda Cüreş halkı Şekr'in yanında Allah'ın develeri (gibi) boğazlanmaktadırlar!” buyurdu.
Cüreşîler, hemen Hz. Ebu Bekir'in veya Hz. Osman'ın yanına varıp oturdular ve ona Peygamberimiz Aleyhisselâmın söylediği sözü anlattılar.
Hz. Ebu Bekir veya Hz. Osman onlara: “Yazıklar olsun size! Resûlullah Aleyhisselâm size şimdi kavminizin öldürülmekte oldukları haberini vermiştir! Hemen kalkın, Resûlullah Aleyhisselama gidin de, kavminizden bu felâketi kaldırması için Allah'a dua etmesini kendisinden isteyin!” dedi.
Cüreşîler de hemen kalkıp Peygamberimiz Aleyhisselâmın yanına vardılar ve dileyeceklerini dilediler.
Bunun üzerine, Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Ey Allah'ım! Bu felâketi onlardan (Cüreş halkından) kaldır!” diye Allah'a dua etti.
Cüreşîler, Peygamberimiz Aleyhisselâmın yanından ayrılıp kavimlerinin yanına döndüler.
Onların, öldürüldüklerini Peygamberimiz Aleyhisselâmın haber verdiği gün ve saatte Sured b. Abdullah ve maiyyetindeki Müslümanlar tarafından öldürülmüş olduklarını öğrendiler.
Bunun üzerine Peygamberimiz Aleyhisselâmın yanına Cüreş halkından bir heyet gelip Müslüman oldular. Müslümanlıklarını İslâm amelleriyle güzelleştirdiler.
Peygamberimiz Aleyhisselâm, Cüreş heyetine: “İnsanların en güzel yüzlüleri! En tatlı sözlüleri! Emaneti en çok gözetenleri! Sizler hoşgeldiniz! Sizler bendensiniz! Ben de sizlerdenim!” diyerek, onlara son derecede iltifatta bulundu.
Kendilerine “Mebrûr” sözünü savaş parolası yaptı.
Karyelerinin çevresinde hududu işaretlerle belirli bir koruluğu da, atlarının, develerinin ve ekin öküzlerinin yaylım yeri olmak üzere Cüreşlilere tahsis etti.
1 İbn İshak-İbn Hişam, Sîre, c:4, s:234,238; İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c:1, s.338; Kastalânî, Mevâhibü'l-ledünniye, c:1, s:314 ↩ metne dön
Kaynak: Herkul.org · Necdet İçel