Habeş Necaşî'si Ashama'nın Vefat Edişi ve Kendisi İçin Gıyâbî Olarak Medine'de Cenaze Namazı Kılınışı
Habeş Necaşî'si Ashama; Hicretin 9. yılında, Recep ayında vefat etti.
Peygamberimiz Aleyhisselâm; arada acısu denizi bulunduğu ve karadan da günlerce gidilecek yerde olduğu halde, Necaşî'nin vefatını, vefat ettiği gün ashabına haber verdi, duyurdu ve: “Arzınızın dışında vefat eden kardeşinizin cenaze namazını kılınız!” buyurdu.
Sahabiler. “Yâ Rasûlallah! Kimdir o?” diye sordular.
Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Necaşî Ashama'dır! Bugün, Allah'ın sâlih kulu Ashama vefat etti! Kardeşiniz için Allah'tan mağfiret dileyiniz!” buyurdu.
Ashabıyla birlikte namazgâha veya Bakiyy kabristanına gitti.
Ashaba: “Geliniz! Arkamda saf olunuz!” buyurdu. Ashab, Peygamberimiz Aleyhisselâmın arkasında saf oldular. Necaşî'nin Habeş ülkesindeki tabutu, Peygamberimiz Aleyhisselâma görününceye kadar, yukarı kalktı.
Rivâyete göre; aradaki engeller kalkarak, sahabiler de onun tabutunu gördüler.
Peygamberimiz Aleyhisselâm ileri doğru vardı. Cenaze üzerine kıldığı namaz gibi, Necaşî'nin namazını da dört tekbirle kıldırdı. Onun için Allah'tan mağfiret diledi. Sonradan gelen haberler, Necâşî'nin cenaze namazı kılındığı gün vefat etmiş olduğunu doğrulamıştır.
Peygamberimiz Aleyhisselâm, Necaşî'den başka hiç kimse için, gıyabî olarak cenaze namazı kıIdırmamıştır.
Sanıldığına göre, bu, Necâşî'nin Hristiyanlar arasında vefat etmiş, yanında da kendisi için cenaze namazı kılacak bir kimse bulunmamış olmasından ileri gelmişti.
Peygamberimiz Aleyhisselâm Necâşî için cenaze namazı kılınmasını emrettiği zaman, münâfıklar: “Şu bir yabancı olan Necâşî'ye mi cenaze namazı kılmamızı emrediyor!” diyerek, nifaklarını belli ettiler.
Rivâyete göre; Necâşî vefat edip gömüldüğü zaman, kabrinin üzerinde bir nur görünmüş durmuştur!
1 Süheylî, Ravdu'l-ünüf, c:3, s:262; İbn Hazm, Cevâmi, s:11; Ahmed b. Hanbel, Müsned, c:3, s:400, c:4, s:7; Diyarbekrî, Târîh, c:2, s:139; İbn Mâce, Sünen, c:1, s:490; Zehebî, Tarih, c:1, s:316 ↩ metne dön
2 İbn Hacer, el-İsâbe, c:1, s:109 ↩ metne dön
Kaynak: Herkul.org · Necdet İçel