Amr b. Ümeyye'nin Habeş Meliki Necâşî'ye Gönderilişi Ve Orada Bulunan Amr b. As’a Karşı Necâşî’nin Sözleri
Peygamberimiz Aleyhisselam; Hicretin 6. yılında, Zilhicce ayında, Hudeybiye'den Medine'ye döndükten sonra veya Hicretin 7. yılı Muharrem ayında bir gün, ashabının yanlarına varıp:
“Ey insanlar! Hiç şüphesiz, Yüce Allah, beni herkese rahmet olarak göndermiştir! Havarîlerin İsa b. Meryem'in emrinde ihtilâf ettikleri gibi, siz de benim emrimde ihtilâf etmeyiniz!” buyurdu.
Peygamberimiz Aleyhisselâmın Muhacir sahabîleri, ayağa kalkarak: “Sen bizi nereye göndermek istersen, oraya gönder! Biz senin emrini yerine getiririz! Vallahi, hiçbir şey hakkında sana muhalefet etmeyiz. Bize emret ve göndereceğin yere gönder bizi!” dediler.
Amr b. Ümeyye ed-Damrî, Hicretin 7. yılı Muharrem ayında, Habeş Meliki Necaşî'ye gönderilen, elçilerin ilki idi.
Kureyş müşriklerinden Amr b. As, Hendek savaşından sonra, bazı kafadarlarıyla birlikte, Habeş ülkesinde oturmayı, Peygamberimiz Aleyhisselâmla müşriklerden hangi taraf kazanırsa o tarafa katılmayı kararlaştırmışlar; tabaklanmış bir hayli meşin toplayıp Habeş ülkesine gitmişlerdi.
Bunların Habeş ülkesinde bulundukları sırada, Peygamberimiz Aleyhisselâm da, Amr b. Ümeyye'yi elçi olarak oraya göndermişti.
Amr b. Âs, Amr b. Ümeyye'nin Necâşî'nin yanına girip çıktığını görünce, arkadaşlarına: “Bu, Amr b. Ümeyye'dir! Eğer Necaşî'nin yanına girersem, onu bana teslim etmesini, Necaşî'den isteyeceğim! Bana verdiği zaman da, onun boynunu vuracağım!” diyerek Necaşî'nin yanına girdi.
Öteden beri yaptığı gibi, Necaşî'nin huzurunda yere kapandı. Necaşî, ona: “Hoşgeldin dostum! Memleketinden bana hediye olarak birşeyler getirdin mi?” dedi.
Amr b. Âs: “Evet! Ey hükümdar! Sana birçok meşin hediye edeceğim!” dedi, getirdiği meşinleri Necaşî'nin yanına yaklaştırdı. Meşinler Necaşî'nin hoşuna gitti.
Bunun üzerine, Amr b. Âs: “Ey hükümdar! Ben senin yanından bir adamın çıktığını gördüm ki, o, bize düşman bir adamın elçisidir! Onu bana teslim et de, öldüreyim? Çünkü o, eşrafımızdan ve hayırlılarımızdan bazı kişileri öldürmüştür!” dedi.
Amr b. Âs derki: “Ben bunu söyler söylemez, Necaşî kızdı; sonra da, elini uzatıp burnuma öyle bir çarptı ki, burnumu kırdı sandım! Eğer o sırada yer benim için yarılsaydı, korkumdan yerin dibine girerdim!”
Bundan sonra, Amr b. Âs: “Ey hükümdar! Vallahi, bundan hoşlanmadığını bilseydim, onu senden dilemezdim” dedi.
Necaşî: “Demek, sen Musa Peygambere gelmiş olan Nâmûs-u Ekber (Cebrail)'in kendisine gelip durduğu bir zâtın elçisini öldürmek üzere sana vermemi istiyorsun ha?” dedi. Amr b. Âs: “Ey hükümdar! O, gerçekten, böyle bir peygamber midir?” diye sordu. Necaşî:
“Yazıklar olsun sana ey Amr! Sen benim sözümü dinle de, ona tâbi ol! Çünkü o, vallahi hak üzeredir! Kendisine karşı koyanlara galebe çalacaktır, Musa Peygamberin Firavuna ve ordusuna galebe çaldığı gibi!” dedi.
Amr b. Âs: “Öyleyse, sen benim ona İslâmiyet üzere bey’atı mı alır mısın?” diye sordu.
Necaşî: “Olur!” dedi ve elini uzattı. Amr b. Âs da, ona İslâmiyet üzere bey'at ettikten sonra, arkadaşlarının yanına döndü ve Müslüman olduğunu onlardan gizli tuttu.
1 İbn Sa'd, Tabakât, c:1, s:258; Zehebî, Târîh, s:423; Halebî, İnsânu'l-uyûn, c:3, s:293; Prof. M. Hamidullah, İslâm Peygamberi, c:1,s:201 ↩ mətnə qayıt
Mənbə: Herkul.org · Necdet İçel