Peygamberimiz Aleyhisselâmın Hz. Ali İçin Duası
Peygamberimiz Aleyhisselâm, Hz. Ali'ye:
“Yanıma yaklaş!” buyurdu.
Hz. Ali: “Yâ Rasûlallah! Görüyorsun ki; ayaklarımın bastığı yeri bile göremeyecek bir haldeyim!” dedi.
Peygamberimiz Aleyhisselâm, Hz. Ali'nin ağrıyan gözlerine puf diyerek püskürdü. Elleri ile de gözlerini meshedip sığadı. Şifa vermesi için de, Yüce Allah'a dua etti. Ağrı, sızı birden geçti! Hz. Ali'nin gözleri, hiç ağrımamış gibi oluverdi!
Hz. Ali derki: “Resûlullah Aleyhisselâm, gözlerim ağrıdığı ve adam salıp beni getirttiği zaman: 'Yâ Rasûlallah! Gözlerim ağrıyor!’ dedim. Gözlerime puf diyerek püskürdükten sonra: 'Ey Allah'ım! Sıcağın, soğuğun sıkıntısını bundan gider!' diyerek dua etti.
O günden beri, sıcaktan da, soğuktan da hiç rahatsız olmadım!”
Gerçekten de, Hz. Ali en sıcak günde en kalın elbise giyer, sıcaktan bunalmazdı. En soğuk günde de en ince elbise giyer, soğuktan üşümezdi.
Bunun sebebi sorulunca, Peygamberimiz Aleyhisselâmın Hayber'de kendisi için bu hususta dua etmiş olduğunu söylem iştir.
∞
Hz. Ali'nin Giydirilip Kuşattırılışı ve Görevinin Kendisine Bildirilişi
Peygamberimiz Aleyhisselâm Hz. Ali'ye zırh gömlek giydirdi. Zülfikarı onun beline bağladı. Ak sancağını ona uzatarak:
“Al bu sancağı! Allah sana fethi nasip edinceye kadar, git, çarpış! Arkana bakınma!” buyurdu.
Hz. Ali biraz gittikten sonra durdu, ama arkasına bakmadı ve: “Yâ Rasûlallah! Ben insanlarla ne üzerine çarpışacağım?” diye sordu.
Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Onlar 'Allahtan başka hiçbir ilah yoktur ve Muhammed Allah'ın kulu ve resûlüdür!’ diye şehâdet getirinceye kadar, onlarla çarpış! Onlar bunu yaptılar mı, kanlarını ve mallarını senden korudular demektir! Ancak, hakkıyla olursa, o başka!
Kendilerinin hesapları da Allah'a kalmıştır!” buyurdu.
Hz. Ali: “Yâ Rasûlallah! Onlarla, bizim gibi Müslüman oluncaya kadar mı çarpışacağım?” diye sordu.
Peygamberimiz Aleyhisselâm: “(Kalelerine) yavaşça gir! Tâ onların sahasına in! Sonra, kendilerini İslâmiyete dâvet et! İslâm'da, kendilerine vâcib olan Allah hakkını, İslâmî umdeleri onlara haberver! Vallâhi, senin sayende Allah'ın bir adama hidayet vermesi, senin için, kırmızı tüylü develerin (dünya nimetlerinin en kıymetlilerinin) sana bahşolunmasından daha hayırlıdır!” buyurdu.
Hz. Ali'ye ve arkadaşlarına yardım etmesi için de, Allah'a yalvardı.
Peygamberimiz Aleyhisselâmın haber vermiş olduğu gibi, Yüce Allah, Hayber'in fethini Hz. Ali'nin eliyle gerçekleştirmişti.
1 Ebu'l-Fidâ, Nihâye, c:4, s:185-187; Halebî, İnsân, c:2, s:735-737; Beyhakî, Sünen, c:9, s:132; Vâkıdî, Megâzî, c:2, s:654; Buhârî , Sahîh, c:5, s:77; Müslim, Sahih, c:4, s:1872 ↩ metne dön
Kaynak: Herkul.org · Necdet İçel