HizmetKitap
Arama

© 2026 Hizmet Kitap – Tüm hakları saklıdır.

/Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -2/ΙV-] HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELÂMIN DUASI İLE ALÂKALI MU’CİZELERİ/İkrime b. Ebu Cehil'e Eman Verilişi ve Kendisinin Müslüman Oluşu
Hizmet Kütüphanesi
  • Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -1
  • Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -2
  • TAKDİM
  • ΙV-] HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELÂMIN DUASI İLE ALÂKALI MU’CİZELERİ
  • Ebu Leheb ile Karısının, Oğullarını Peygamberimiz Aleyhisselâmın Kızlarından Ayırmaları
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Kureyş Müşriklerinden Yedi Kişi Aleyhinde Dua Edişi
  • Müşriklerin Hâşim ve Muttalib Oğullarına İçtimâî ve İktisâdî Ambargo Uygulamaları
  • Tufeyl b. Amr'ın Müslüman Oluşu ve Efendimiz Aleyhisselâmın dua mucizesi
  • Kuba Münâfıkları ve Ebu Âmir'in Peygamberimiz Aleyhisselâm ile Tartışması ve Âkibeti
  • Ashabın Medine'de Hastalanışı ve Peygamberimiz Aleyhisselâmın Medine Hakkında Dua Edişi
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Mücâhidler Hakkındaki Duası
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Kureyş Müşriklerini Görünce Allah'a Dua ve Münâcatta Bulunuşu
  • Malının Zekâtını Vermekten Kaçınan Sa'lebe'nin Âkibeti
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Mescidde Yağmur Duası Yapışı
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Yağmur Dualarının Sayısı ve Çeşitleri
  • Benî Fezâre Temsilcilerinin Medine'ye Gelişi ve Müslüman Oluşlarında İstekleri Üzere Yapılan Yağmur Duası
  • Benî Mürre Temsilcilerinin Medine'ye Gelişi ve Müslüman Oluşlarında İstekleri Üzere Yapılan Yağmur Duası
  • Hudeybiye'de Peygamberimiz Aleyhisselâmın Duasıyla Yağmur da Yağışı ve Yağmuru Yıldızın Yağdırdığını Söylemenin İmansızlık Oluşu
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Kisrâ Aleyhindeki Duası
  • Hâris b. Ebi Şimr el-Gassanî' nin Aleyhinde Duası
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Hz. Ali İçin Duası
  • Ebu Hureyre’nin Anası İçin Hidâyet Duası
  • Hind'in Peygamberimiz Aleyhisselâma Oğlak Kebabı Hediye Edişi ve Koyunlarının ve Kuzulayıcılarının Bereketlenişi
  • İkrime b. Ebu Cehil'e Eman Verilişi ve Kendisinin Müslüman Oluşu
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Huneny de Yüce Allah'a Dua Edişi ve Müşriklerin Bozguna Uğrayışı
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Sa'd b. Ebi Vakkas'ı Ziyâret ve Teselli Edişi
  • Zürâre b. Amr'ın Gelirken Yolda Gördüğü Rüyayı Peygamberimiz Aleyhisselâma Anlatıp Yordurması
  • V-] AĞAÇLARIN, TAŞLARIN HZ, MUHAMMED ALEYHİSSELÂMA SELÂM VERMELERİ İLE ALÂKALI MU’CİZELER
  • VΙΙ-] SEMȂVÎ MU’CİZELERİ
  • VΙΙΙ-] NUSRET-İ İLÂHÎ MU’CİZELERİ
  • ΙX-] KÂFİRLERİN ŞERRİNDEN KORUNMASI MU’CİZELERİ
  • X-] ŞİFA MU’CİZELERİ
  • XΙ-] SU HUSUSUNDA TEZAHÜR EDEN MU’CİZELER
  • XΙΙ-] PUTLARIN YIKILMASI MU’CİZESİ
  • XΙΙΙ-] CİNLERİN EFENDİMİZ ALEYHİSSELÂMA İMAN VE İTAATİ
  • KAYNAKÇA
  • YAZARI ve KİTAPLARI HAKKINDA

İkrime b. Ebu Cehil'e Eman Verilişi ve Kendisinin Müslüman Oluşu

İkrime b. Ebu Cehil'in zevcesi Ümmü Hakîm binti Haris, akıllı bir kadındı.

Mekke fethedildiği zaman, içlerinde Hind binti Utbe'nin de bulunduğu, Kureyş kadınlarından on kişilik bir topluluk halinde gelip Peygamberimiz Aleyhisselâma bey'at ederek Müslüman olduktan sonra: “Yâ Rasûlallah! İkrime senden korkarak kaçtı. Kendisini senin öldüreceğinden korkuyor. Ona eman versen?” dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Ona eman verilmiştir!” buyurdu.

Ümmü Hakîm Hatun, kocası için Peygamberimiz Aleyhisselâmdan eman alınca, onu aramaya gidip getirmek için de izin istedi. Peygamberimiz Aleyhisselâm izin verdi.

Ümmü Hakim, Rumî uşağını yanına alarak yola çıktı. Yolda uşağı ona sarkıntılığa yeltendi.

Ümmü Hakîm, Âkke halkından bir cemaatin yanına varıncaya kadar onu oyaladı. Orada, uşağına karşı onlardan yardım istedi. Onlar da uşağı iple sımsıkı bağladılar.

Ümmü Hakîm, İkrimeye, Tihâme sahillerinden bir sahilde, gemiye bindiği bir sırada yetişti.

İkrime der ki: “Gemiye binip Habeşe'ye kavuşmak istiyordum. Binmek için, geminin yanına vardım.

Gemici, bana: 'Ey Allah'ın kulu! Allah'a şerik koşulan şeyleri bırakıp Allah'ı bir tanımadıkça gemime binme! Bunu yapmazsan, geminin içinde helâk olacağımızdan korkarım!' dedi.

Kendisine: 'Allah'a şerik koşulan şeyleri bırakıp Allah'ı bir tanımayan hiç kimse gemiye binemez mi?' diye sordum.

Gemici: 'Evet! Allah'a karşı ihlaslı olmadıkça, hiç kimse gemiye binemez!' dedi.”

İkrime gemide oturduğu yerden seslice Lât ve Uzzâ adını anınca, gemici: “Şurada hiç kimsenin Allah’tan başka hiçbir şeye dua etmesi câiz ve doğru olamaz! Allah'a karşı ihlâslı ol! Başkasını araya karıştırma!” dedi.

İkrime: “Peki! Ne diyeyim?” diye sordu. Gemici: “'Allah'tan başka ilâh yoktur!' de! Çünkü burada Allah'tan başkası yarar vermez!” dedi.

İkrime: “Galiba, bu, Muhammed'in bizi imana davet ettiği İlâh olsa gerekli .

Halbuki ben bu yüzden kaçmıştım! Muhammed'in getirip kabul etmeye bizi dâvet ettiği ve üzerinde anlaşamayarak kendisinden ayrıldığım şey de budur! Vallâhi, o denizde İlâhımız ise, muhakkak, karada da İlahımızdır! Vallâhi, o denizde bir olursa, her halde, karada da birdir!” dedi.

O sırada, çıkan fırtına gemiyi altüst ediyordu! Gemici, gemi halkına: “İlâhınıza ihlâslı olunuz: O'ndan başka hiçbir şey, felâketi başımızdan savamaz!” dedi.

İkrime, gemi halkının Allah'a dua ve birliğini ikrar ettiklerini görünce, onlara: “Bunu ne için yapıyorsunuz?” diye sordu. “Burada Allah'tan başkası yarar vermez!” dediler.

İkrime: “Denizde Allah'a ihlâslı olmadıkça beni hiçbir şey kurtaramazsa, karada da ondan başkası kurtaramaz! Ey Allah'ım! Boynumun borcu olsun: Eğer sen beni içinde bulunduğum tehlikeden kurtarırsan, Muhammed'e gidip elimi onun eline koyarak bey'at edeyim Beni geri çeviriniz Allah'a yemin ederim ki; ben artık Muhammed'in yanına döneceğim!” dedi.

İkrime der ki: “İşte bunun üzerinedir ki, İslâmiyeti anlamaya başladım ve İslâmiyet sevgisi kalbime düştü!”

Ümmü Hakîm de, o sırada, yanlarına varmış bulunuyordu. İkrime'ye: “Ey amcamın oğlu! Ben sana insanların akraba haklarını en çok gözeteni, insanların en iyisi ve en hayırlısı olan zâtın yanından geldim! Kendini boş yere helâk etme! Sen bunun üzerinde dur! Sonunda gerçeği kavrayacak ve anlayacaksın! Hem, ben senin için Muhammed Resûlullah Aleyhisselâmdan eman da almış bulunuyorum! Sen emniyettesin!” dedi.

İkrime: “Sen bu işi yapabildin mi?” diye sordu. Ümmü Hakîm: “Evet! Ben kendisiyle konuştum. Sana eman verdi” dedi.

İkrime: “Rumî uşağının bir kötülüğü ile karşılaştın mı?” diye sordu.

Ümmü Hakîm onun kendisine yapmak istediği kötülüğü haber verince, İkrime vurup onu öldürdü.

Ümmü Hakîm, İkrime'nin temas isteğini: “Sen kâfirsin! Ben Müslüman bir kadınım!” diyerek reddetti.

İkrime: “Seni benden geri durduran şey, herhalde, büyük birşey olsa gerek!” dedi.

İkrime, Ümmü Hakîm ile birlikte Mekke'ye döndü. Mekke'ye yaklaştıkları sırada, Peygamberimiz Aleyhisselâm, ashabına: “İkrime, sizin yanınıza, mü'min ve muhacir olarak geliyor! Sakın, onun babasına kötü söz söylemeyiniz! Çünkü ölüye kötü söz söylemek diriyi üzer, ölüye birşey erişmez!” buyurdu.

İkrime Peygamberimiz Aleyhisselâmın çadırının kapısına gelip eriştiği, Peygamberimiz Aleyhisselâm onu gördüğü zaman, onun gelişine sevincinden dolayı hemen sıçrayıp ayağa kalktı ve yanına doğru vardı Onu kucakladı. Ona üç kere: “Hoşgeldin süvari muhacir!” buyurdu. Sonra, oturdu.

İkrime ile Ümmü Hakîm de, Peygamberimiz Aleyhisselâmın önüne oturdular. Ümmü Hakîm'in yüzü peçeli idi. İkrime: “Yâ Muhammed! Bu zevcem senin bana eman verdiğini söyledi!” dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Doğru söylemişin Sana eman verilmiştir!” buyurdu.

İkrime: “Yâ Muhammed! Sen beni nelere davet ediyorsun?” diye sordu. Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Ben seni Allah'tan başka hiçbir ilâh olmadığına ve benim de Resûlullah olduğuma şehaâet etmeye, Namaz kılmaya, Zekât vermeye, Oruç tutmaya, Haccetmeye, Ve şöyle şöyle yapmaya davet ediyorum!” buyurup, İslâmiyet esaslarını ve İslâm ahlâkını saydı.

İkrime: “Vallahi, sen ancak hak ve gerçek olana, güzel ve iyi birşeye davet ediyorsun! Vallahi, dâvet ettiğin şeylere dâvete başlamadan önce de, sen içimizde sözü en doğru olanımız, iyilik yönünden de en iyimizdin! Ben şehadet ederim ki; Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. O'nun eşi, ortağı da yoktur! Yine şehadet ederim ki; Muhammed Allah'ın kulu ve resûlüdür! Sen ki, Allah'ın kulu ve resûlüsün! İnsanların en iyisi, en doğrusu ve en vefalısısın!” dedi.

İkrime, bunları söylerken, Peygamberimiz Aleyhisselâmdan utandığından dolayı, başını önüne eğmiş bulunuyordu.

İkrime'nin Müslüman oluşu Peygamberimiz Aleyhisselâmı sevindindi.

İkrime: “Yâ Rasûlallah! Bildiğinin hayırlısını bana öğret, işlememi de emret! Sen bana hayırlı olan şeyi öğret de, ben onu söyleyeyim” dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselâm: “'Şehâdet ederim ki; Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur! Ve yine şehâdet ederim ki; Muhammed Allah'ın kulu ve resûlüdür!’ dersin! Allah yolunda cihad edersin!” buyurdu.

İkrime: “Bundan sonra, ne diyeyim?” diye sordu. Peygamberimiz Aleyhisselâm: “'Allah'ı şâhit tutarım ve burada bulunanları da şâhit tutarım ki; ben Müslümanım, muhacirim ve mücahidim’ dersin!” buyurdu.

İkrime de, öyle söyledi. Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Ben, bugün benden dilediğin şeyi, senden başka kimseye vermediğim şeyi sana vereceğim!” buyurdu.

İkrime: “Yâ Rasûlallah Sana karşı yaptığım bütün düşmanlıklar, müşrikliğin yayılması ve üstün gelmesi arzusuyla sana karşı attığım bütün adımlar, sana karşı geldiğim bütün yerler, senin yüzüne karşı veya arkandan sarf ettiğim bütün sözler için bana Allahtan mağfiret dilemeni istiyorum!” dedi.

Bunun üzerine, Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Ey Allah'ım! Onun bana karşı yaptığı bütün düşmanlıklardandı. Senin yolundan çevirmek maksadıyla gittiği, içinde erişeceği yere kadar adım attığı ve bununla da Senin nurunu söndürmeyi arzuladığı her yerdeki tutum ve davranışlarından doğan günahlarını bağışla! Onun, aleyhimde, yüzüme karşı veya arkamdan işlediği bütün kötülükleri de bağışla!” diyerek dua etti.

İkrime: “Razı oldum yâ Rasûlallah! Amma, vallâhi, yâ Rasûlallah! Allah'ın kullarını Allah'ın yolundan çevirmek için harcadığımın iki katını Allah yolunda harcamadıkça, Allah yolundan çevirmek için yaptığım savaşların iki katını da Allah yolunda yapmadıkça, geri durmayacağım!” dedi.

Hz. Âişe derki: “Resûlullah Aleyhisselâm: 'Uyurken rüyamda Ebu Cehil'in yanıma gelip bana bey'at ettiğini görür gibi oldum!' buyurmuştu.

(Ebu Cehil'in yeğeni) Hâlid b. Velid, Müslüman olunca: 'Yâ Rasûlallah! Hâlid'in Müslüman olmasıyla, Allah senin rüyanı doğruladı' denildi.

Resûlullah Aleyhisselâm: 'Muhakkak ki, ondan başkası Müslüman olacaktır!' buyurdu.

Nihayet, İkrime b. Ebu Cehil Müslüman oldu ve bu, Resûlullah Aleyhisselâmın rüyasını doğruladı .”

Başka bir rivayette de; Peygamberimiz Aleyhisselâm rüyasında Cennete girince, orada hoşuna giden bir hurma ağacı görmüştü. “Bu kimindir?” diye sorup da; “Ebu Cehil'indir!” denilince, bu çok ağırına gitmiş, kendi kendine: “Cennette Ebu Cehil'in hurma ağacı nasıl olabilir? Vallâhi, o hiçbir zaman Cennete giremez!” demişti.

Hz. Ümmü Seleme de: “Resûlullah Aleyhisselâm: 'Cennette Ebu Cehil'e ait (olduğu söylenen) bir hurma ağacı gördüm!' buyurmuştu.

İkrime b. Ebu Cehil Müslüman olunca da, bana: 'Ey Ümmü Seleme! Ebu Cehil'e ait (olduğu söylenen) Cennette gördüğüm o hurma ağacı, işte budur!' buyurdu” demişti.

İkrime, Müslüman olduktan sonra, Mekke'de Kureyşîlerin evlerinden hangi evde put bulunduğunu işitirse, hemen gider, onu kırardı.

Halbuki daha önce Cahiliye çağında put yapıp satanların başı idi.

İkrime iyi bir Müslümandı. Müslümanların iyilerindendi. Mushafı eline alır, yüzüne gözüne sürer ve: “Rabbimin Kelâmı, Rabbimin Kitabı!” diyerek ağlardı. Yüce Allah ondan razı olsun!

1 Hâkim, Müstedrek, c:3, s:241-242; Vâkıdî, Megâzî, c:2, s:851; Taberî, Târih, c:3, s:120; Diyarbekrî, Târîh, c:2, s:91; İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, c:4, s:71; Ezrakî, Ahbâru Mekke, c:1, s:123 ↩ metne dön

Kaynak: Herkul.org · Necdet İçel

Önceki bölümHind'in Peygamberimiz Aleyhisselâma Oğlak Kebabı Hediye Edişi ve Koyunlarının ve Kuzulayıcılarının BereketlenişiSonraki bölümPeygamberimiz Aleyhisselâmın Huneny de Yüce Allah'a Dua Edişi ve Müşriklerin Bozguna Uğrayışı