V-] AĞAÇLARIN, TAŞLARIN HZ, MUHAMMED ALEYHİSSELÂMA SELÂM VERMELERİ İLE ALÂKALI MU’CİZELER
Yüce Allah, Muhammed aleyhisselâmın kerâmetini açıklamayı irade buyurduğu sıralarda idi ki, Muhammed aleyhisselâm, evinden çıkar, Mekke evlerinden uzaklaşır, vâdîlerin kuytu köşelerine doğru dalar giderken, hiçbir ağaç veya taşa rastlamazdı ki: “Esselâmü aleyke yâ Rasûlallah!=Selam olsun sana, ey Allah'ın Resûlü!” diyerek kendisini selâmlamamış olsun!
Peygamberimiz aleyhisselâm; hemen etrafına, sağına soluna, arkasına dönüp bakınır, fakat ağaç ve taştan başka birşey görmezdi.
Bu da, Peygamberimiz aleyhisselâmın peygamberlikle görevlendirilmesinden iki yıl önce idi.
Ashabdan Cabir b. Semure'nin rivayetine göre, Peygamberimiz aleyhisselâm: “Mekke'de bir taş tanırım ki, ben peygamber olarak gönderilmeden önce, bana selâm verdi. Onu hâlâ tanıyorum!” buyurmuştur.
Sanıldığına göre, bu taş Hacerül-Esved idi.
Bunun, Hacerü'l-Esved'den başka bir taş olup Mekke'de Zükaku'l-Hacer diye tanınan sokakta bulunduğu ve “Peygamberimiz aleyhisselâmı selâmladı!” diye halk tarafından ziyâret ve üzerine eller sürülerek tasdik ve teberrük edildiği de bildirilmektedir.
Hz. Ali derki: “Resûlullah aleyhisselâm; Pazartesi günü peygamber gönderildi.
Ben de, Salı günü Müslüman oldum. Müslüman olduğum zaman, on yaşında idim. Ben, Resûlullah aleyhisselâmla birlikte namaz kılan ilk adamım! Mekke'de, Peygamber aleyhisselâmla birlikte Mekke'nin bazı taraflarına gitmiştik. Dağların ve ağaçların arasından geçip giderken, karşısına çıkan hiçbir dağ, hiçbir ağaç yoktu ki, Peygamber aleyhisselâma: 'Esselâmü aleyke yâ Rasûlallah=Selâm olsun sana ey Allah'ın Resûlü!' diyerek selâm vermesin!”
1 Zehebî, Târıh, s:125,129-130; Zürkânî, Mevâhib, c:1, s:219; Halebî, İnsânu'l-uyûn, c:1, s: 361; Diyarbekrî, Hamis, c. 1, s. 221 ↩ metne dön
2 Zehebî, Târıhu'l-İslâm, s:135 ↩ metne dön
Kaynak: Herkul.org · Necdet İçel