Ensardan Yüz Seksen Kişinin Peygamberimize Bey'at Edişi
Ebu Eyyub Hâlid b. Zeyd el-Ensârî der ki: “Bir gün, Resûlullah Aleyhisselâma ve Ebu Bekir'e yetecek kadar yemek yapıp getirince, Resûlullah:
'Git, bana Ensarın eşrafından otuz kişi çağır! buyurdu.
Yanımda hazırladığım yemeğe ekleyecek birşey bulunmadığından, bu bana çok ağır geldi. Biraz ağırdan aldım.
Peygamber Aleyhisselâm, tekrar: 'Git, bana Ensarın eşrafından otuz kişi çağır!’ buyurdu. Bunun üzerine, gidip onları çağırdım, geldiler. Gelince, onlara: 'Yemek yiyiniz!' buyurdu.
Yediler. Önlerinden, ancak bir kısmını yiyebildiler! Bu mu’cize karşısında, Peygamber Aleyhisselâmın Resûlullah olduğuna şehâdet ve oradan ayrılmadan Peygamber Aleyhisselâma bey'at ettiler. Peygamber Aleyhisselâm, bundan sonra:
'Git, bana Ensarın eşrafından altmış kişi çağır!' buyurdu. Vallahi, altmış kişi beni otuz kişiden daha çok korkuttu! Gidip çağırdım. Onlar da önlerinden ancak bir kısmını yiyebildiler! Bu mu’cize karşısında, Peygamber Aleyhisselâmın Resûlullah olduğuna şehâdet ve daha oradan ayrılmadan Peygamber Aleyhisselâma bey'at ettiler. Bundan sonra, Resûlullah Aleyhisselâm:
'Git, bana Ensarın eşrafından doksan kişi çağır!’ buyurdu.
Beni, bu doksan kişi, altmış ve otuz kişiden daha çok korkuttu. Onları da gidip çağırdım. Yemekten yediler.
Onlar da önlerinden ancak bir kısmını yiyebildiler ve bu mu’cize karşısında Peygamber Aleyhisselâmın Resûlullah olduğuna şehâdet ve daha oradan ayrılmadan da Peygamber Aleyhisselâma bey'at ettiler.
İşte o zaman bu yemekten yüz seksen zât yedi ki, hepsi de Ensardan idiler.”
Ensar kadınlarından Ümmü Âmir’in Müşahede ettiği Ekmek Ve Su Mu’cizesi
Rebiülevvel ayından ikinci yıl Safer ayına kadar, Medine'de, Evs kabilesinden Müslüman olmayan, müşrikliği bırakmayan yalnız Vâkıf, Hatma, Vâil ve Ümeyye oğulları kaldı.
Peygamberimiz Aleyhisselâm bey'at eden Ensar kadınlarından Ümmü Âmir der ki: Resûlullah Aleyhisselâmın mescidimizde akşam namazını kıldığını görünce, hemen evime gelip biraz ekmekle hurma pekmezi (veya kuru üzüm) getirdim ve: 'Babam, anam sana feda olsun! Ye!' dedim.
Resûlullah, ashabına: 'Yiyiniz! Bismillâh!' buyurdu. Kendisi ve kendisiyle birlikte gelen ashabı ve evde bulunanlar da, ondan yediler.
Varlığım Kudret Elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki; kırk kişilik erkekler cemaati, ne hurma pekmezinin (veya kuru üzümün) bir kısmını, ne de ekmeğin tamamını yiyebildiler! Yanımda bulunan kırbadaki sudan da içtikten sonra, ayrıldılar.
Hastalandıkça veya hayır ve bereket umdukça bu kırbadaki sudan içtik durduk!”
1 Ebu Nuaym, Delâilü'n-nübüvve, c:2, s:428, Kadı İyaz, Şifa, c:1, s:243-244 ↩ metne dön
2 İbn İshak- İbn Hişam, Sîre, c: 2, s:80; İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c:8, s:319, 320 ↩ metne dön
Kaynak: Herkul.org · Necdet İçel