Kuba Münâfıkları ve Ebu Âmir'in Peygamberimiz Aleyhisselâm ile Tartışması ve Âkibeti
Küba'da oturan oniki münâfık vardı. Onlar Ebu Âmir Fâsık ile gizli gizli görüşür, konuşur, Peygamberimiz aleyhisselâm ile ashabını Medine'den çıkarmayı tasarlarlardı.
Ebu Âmir; Dubay'a oğullarından olup, Rahip diye anılırdı. Allah adamlığına, ruhbanlığa özenir, kıldan ruhbanlık elbisesini giyerdi.
Kendisi; baş münafık Abdullah b. Übeyy b. Selûl'ün de halasının oğlu idi.
Peygamber aleyhisselâm peygamber olarak gönderil ince, Ebu Âmirin kıskançlığı tuttu. Peygamberimiz aleyhisselâma gelerek: “Senin şu getirmiş olduğun din nedir?” diye sordu.
Peygamberimiz aleyhisselâm: “İbrahim aleyhisselâmın dîni olan hanîfliği getirdim” buyurdu.
Ebu Âmir “Onun üzerinde olan, benim!” dedi.
Peygamberimiz aleyhisselâm: “Sen onun üzerinde değilsin!” buyurdu.
Ebu Âmir “Hayır, ey Muhammedi Sen, hanîfliğe, ondan olmayan şeyleri soktun!” dedi.
Peygamberimiz aleyhisselâm: “Ben öyle birşey yapmadım. Fakat, onu saf ve tertemiz olarak getirdim” buyurdu.
Ebu Âmir “Yalancıyı Allah kovulmuş, garip ve yapayalnız bir halde öldürsün!” dedi.
Peygamberimiz aleyhisselâm: “Evet! Yalancı kimseyi Yüce Allah böyle yapsın! (Kovulmuş, garip ve yapayalnız bir halde öldürsün!)” buyurdu.
Ebu Âmir; kendisine tâbi olan 50 genci yanına alarak Mekke'ye gitti. Bedir savaşında müşriklerin yanında yer alıp çarpıştı. Müşrikleri Uhud ve Hendek savaşı için de ayaklandıranlar ve Peygamberimiz aleyhisselâmla çarpışanlar arasında idi.
Peygamberimiz aleyhisselâm Mekke'yi fethedince Ebu Âmir Tâife, Tâifliler Müslüman olunca da Şam'a kaçtı. Orada, Hıristiyanlığı kabul etti. Şam'da kovulmuş, garip, yapayalnız olarak ölüp gitti!
Hz. Enes’e Mal Ve Evlat İçin Yaptığı Dua
Enes b. Mâlik der ki: “Resûlullah Aleyhisselâm, Medine'ye geldiği zaman, ben sekiz-on yaşında idim. Annem bana başörtüsünün yarısını izar, yarısını da rida yaptı.
Beni elimden tutup Resûlullah Aleyhisselâma götürdü ve:
'Yâ Rasûlallah! Ensar erkek ve kadınlarından sana hediye vermeyen kimse kalmadı. Ben, bu oğlumdan başka, sana hediye edecek birşeye malik değilim.
Yâ Rasûlallah! Bu oğlum Enes'ciktir! Sana hizmet eder, senin hizmetçindir! Onun hakkında Allah'a dua et!' dedi. Bunun üzerine, Resûlullah Aleyhisselâm:
'Allah'ım! Bunun malını ve evladını çoğalt! Verdiğin şeylerde, onun için bereket ihsan et!' diyerek dua etti. Resûlullah Aleyhisselâm, benim için üç şey hakkında dua etti.
İkisini dünyada gördüm: Vallahi, malım pek çoktur! Çocuklarımın ve çocuklanmın çocuklarının sayısı ise, bugün yüz civarındadır! Üçüncüsünü de, âhirette göreceğimi umuyorum!”
1 İbn İshak-İbn Hişam, C:4.S:174,235; c:3, s:71; Taberî, Tefsir, c:11, s:24; İbn Sa'd, Tabakât, c:3, s:540-541; Vâkıdî, Megâzî, c:2, s:441. ↩ metne dön
2 Zehebî, Siyeru a'lâmi'n-nübelâ, c:3, s:266-267; Müslim, Sahih, c:4, s:1929 ↩ metne dön
Kaynak: Herkul.org · Necdet İçel