Peygamberimiz Aleyhisselâmın Sa'd b. Ebi Vakkas'ı Ziyâret ve Teselli Edişi
Sa'd b. Ebi Vakkas, Veda Haccında Peygamberimiz Aleyhisselâmla birlikte bulunuyordu.
Öyle bir hastalığa, ağrıya tutuldu ki, ondan ancak ölmekle kurtulabileceğini sanıyordu.
Peygamberimiz Aleyhisselâm, onun ziyaretine gitti.
Sa'd b. Ebi Vakkas, Peygamberimiz Aleyhisselâmı görünce ağladı ve:
“Yâ Rasûlallan! Hicret edip ayrılmış bulunduğum bir yerde öleceğim!” dedi. Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Hayır! İnşaallah ölmeyeceksin!” buyurdu. Elini onun alnına koydu; yüzünü, göğsünü ve kamını sığadı. Sa'd b. Ebi Vakkas, Peygamberimiz Aleyhisselâmın elinin serinliğini kalbinde hemen hissetti. Peygamberimiz Aleyhisselâm, Sa'd b. Ebi Vakkas'a: “Sen kalbinden hasta bir adamsın. Sakîflerin kardeşi Hâris b. Kelede doktorluk yapan bir adamdır. Medine'nin Acve hurmasından yedi tane alıp onları çekirdekleriyle birlikte ezerek macun yapsın. Sonra da, onu sana içirsin!” buyurdu.
Sa'd b. Ebi Vakkas: “Yâ Rasûlallah! Hicret edip ayrılmış bulunduğum biryerde, ben de Sa'd b. Havle'nin öldüğü gibi öleceğim diye korkuyorum! Benim şifa bulmam için Allah'a dua et! İnsan hicret edip ayrılmış bulunduğu biryerde ölmeyi istemez, değil mi?” dedi.
Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Evet!” buyurdu ve: “Allah'ım! Sa'd'a şifa ver!” diyerek dua etti.
Sa'd b. Ebi Vakkas: “Yâ Rasûlallah! Arkadaşlarım buradan gidecekler de, ben hicret edip çıkmış olduğum bir yurtta ölüp onlardan geride mi kalacağım?” dedi.
Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Hayır! Sen geride kalmayacaksın! Allah'ın nzasını umduğun dereceni arttıracak ve yükseltecek birtakım ameller işleyeceksin! Umarım ki; sen, ölmeyip geride kalacak, çok yaşayacaksın! Müslüman topluluklarına yararın, başkalarına ise zararın dokunacaktır!” buyurdu.
“Allah'ım! Sa'd'a şifâ ver ve onun hicretini tamamla! Allah'ım! Ashabımın hicretlerini tamamla! Onlan izleri sıra geri çevirme!” diyerek yalvardı.
Sa'd b. Havle'nin ölümüne de üzüldü.
Sa'd b. Ebi Vakkas: “Yâ Rasûlallah! Hastalığım, gördüğünüz ağır dereceye varmış bulunuyor! Ben ise servet sahibiyimdir. Pek çok servetim vardır. Bir kızımdan başka vârisim de yoktur. Servetimin tümünü tasadduk edip yoksullara dağıtayım mı?” diye sordu.
Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Hayır!” buyurdu.
Sa'd b. Ebi Vakkas: “Üçte ikisini tasadduk edeyim mi?” diye sordu. Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Hayır!” buyurdu.
Sa'd b. Ebi Vakkas: “Üçte birini?” diye sordu. Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Üçte bir! Eh, üçte bir de epeyce şeydir! Senin vârislerini zengin bırakman, onları aç bırakıp halka avuç açtırmandan hayırlıdır!
Muhakkak ki, sen Allah'ın hoşnutluğunu arayarak yapacağın bir tasaddukla da ecir ve sevaba erersin.
Servetinden harcadığın şey senin için sadaka olur.
Aileni geçindirmen, senin için sadaka olur.
Ev halkını geçindirmen, senin için sadaka olur. Hatta kadınının ağzına verdiğin lokmada bile sana ecir vardır!” buyurdu.
Peygamberimiz Aleyhisselâm tabib Hâris b. Kelede'ye: “Sa'd'ı hurmalarla tedavi et! Vallahi, ben onun bunlarla iyileşeceğini umuyorum!” buyurdu ve: “Senin yanında şu Acve hurmalarından biraz var mı?” diye sordu.
Hâris b. Kelede: “Evet!” dedi. Sa'd b. Ebi Vakkas için hurmayı şöyle karıştırıp pişirdi.
Onu tereyağı ile bollaştırdıktan sonra Sa'd b. Ebi Vakkas'a içirince, Sa'd b. Ebi Vakkas, bağından boşanır gibi, hastalığından kurtuluverdi.
Sa'd b. Ebi Vakkas, Hicretin 55. yılına kadar yaşadı. Her yıl servetinin zekâtını verirdi.
Vefat ettiği zaman vârislerine 250.000 dirhem bırakmıştı.
1 Ahmed b. Hanbel, c:1, S:168,171,176; Vâkıdî, Megâzî, c:3, s:1115-1116; Nesâî, Sünen, c:6, s:241; İbn Sa'd, Tabakât, c:1,s:251- 252 ↩ volver al texto
2 İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, c:1, s:413; İbn Sa'd, Tabakât, c:3,s:149 ↩ volver al texto
Fuente: Herkul.org · Necdet İçel