Peygamberimiz Aleyhisselâmın Mu’cizeli Düğün Ziyâfeti
Enes b. Mâlik der ki:
“Resûlullah Aleyhisselâm Zeyneb binti Cahş'la gerdeğe gireceği gün, annem Ümmü Süleym, bana: 'Ey Enes! Resûlullah Aleyhisselâm bugün gerdeğe girecektir. Sanıyorum ki, yanlarında hiç yiyecekleri de yoktur. Şu yağ tulumunu buraya getir!’ dedi. Getirdim.
Annem, yalnız Resûlullah Aleyhisselâm ile zevcesine yetecek kadar hâlis Medine hurmasını toprak bir çanak içinde yağla karıştırarak, hays yaptı. 'Ey Enes! Bunu Resûlullah Aleyhisselâma götür de: 'Sana bunu annem gönderdi. Kendisi sana selâm söylüyor. Bu sana tarafımızdan küçük, az bir hediyedir yâ Rasûlallah!' diyor de' dedi.
Onu Resûlullah Aleyhisselâma götürdüm ve: 'Annem sana selâm söylüyor. Bu sana tarafımızdan küçük, az bir hediyedir yâ Rasûlallah!' diyor,' dedim.
Resûlullah Aleyhisselâm: 'Bırak onu!' buyurdu. Onu, kendisi ile duvar arasındaki boş yere koydum.
Bana: 'Ebu Bekir'i, Ömer'i, Osman'ı ve Ali'yi çağır!' buyurdu.
Ashabı olan halktan da, birçoklarının ismini andı, saydı. Resûlullah Aleyhisselâmın azıcık bir yiyecek için birçok kimseleri yanına çağırmayı bana emir buyurmasına şaştım!
Bununla beraber, emrine aykın hareket etmeyi uygun görmeyip, onların hepsini çağırdım.
Bana: 'Bak! Mescidde kim varsa, onları da çağır!' buyurdu. Öyle yaptım. Mescide gidip, namaz kılan veya orada uyuyan kimi buldumsa, onlara: 'Resûlullah Aleyhisselâmın düğün ziyafetine buyurun!’ dedim.
Geldiler. Nihayet, sofa doldu. Bana: 'Mescidde kimse kaldı mı?' diye sordu. 'Hayır!' dedim.
Bana: 'Bak! Yolda kim varsa, onları da çağır!' buyurdu. Çağırdım. Bana: 'Gelmeyen kimse kaldı mı?' diye sordu. 'Hayır yâ Rasûlallah! Kalmadı' dedim.
Sofa ve odalar doldu. Bana: 'Haydi, çanağı getir!' buyurdu. Çanağı getirip önüne koydum.
'Onar onar, herkes halka olsun ve herkes önüne konulan yemekten yesin!' buyurdu.
Bu minval üzere cemaat takım takım gelip yemek yediler ve doydular.
Bir takım çıktı, başka bir takım girdi.
Böylece, herkes yemek yedi.
Bana: Kaldır artık sofrayı ey Enes!' buyurdu. Ben de kaldırdım.
Ama çanaktaki yemek sofraya koyarken mi daha çoktu, yoksa kaldırırken mi daha çoktu, bilemiyorum.
Çanağı zevcesinin yanına koyduktan sonra, annemin yanına vardım, görmüş olduğum hadiseye şaşakaldığımı söyledim.
Annem, bana: 'Hiç şaşma! Eğer Allah bütün Medinelilerin yemesini murad buyurmuş olsaydı, hepsi de yerler ve doyarlardı!' dedi “
O zaman gelip yemek yiyenlerin sayısının 300 kadar olduğu bildirilmiştir.
1 İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c:8, s:104; Müslim, Sahih, c:2, s:1051. ↩ mətnə qayıt
Mənbə: Herkul.org · Necdet İçel