Ensarın Duydukları Endişelerin Giderilişi
Peygamberimiz Aleyhisselâmın Safâ tepeciğinde Yüce Allah'a dua ile meşgul bulunduğu sırada, Ensardan bazıları: “Allah Resûlullah Aleyhisselâma yurdunun fethini nasip etti. Artık kendileri burada kalır, oturur mu dersiniz?” diyerek aralarında konuştular.
Mekke'de kalacağını sandılar. Bazıları da, Peygamberimiz Aleyhisselamın Mekkelilerin canlarına ve mallarına dokunulmaması hakkında emir vermesine bakarak: “Adamın(!) kavmine acıması ve yurduna rağbeti ve özlemi tuttu!” diye mırıldandılar.
Peygamberimiz Aleyhisselâm, duasını bitirince, onlara: “Ne konuşuyordunuz?” diye sordu.
“Yâ Rasûlallah! Bir şey yok!” dediler.
Peygamberimiz Aleyhisselâm sorusunu tekrarladı durdu.
O sırada, Peygamberimiz Aleyhisselâma vahiy geldi, onların ne konuştukları kendisine haberverildi.
Peygamberimiz Aleyhisselâm, vahiyden başını kaldırıp: “Ey Ensar cemaati! Siz, benim için, 'Adamın kavmine acıması, yurduna rağbeti, özlemi tuttu!' diyerek konuştunuz, değil mi?” diye sordu.
“Evet yâ Rasûlallah! Böyle söylemiştik!” dediler.
Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Benim ismim nedir! (Bilmiyor musunuz!) Benim ismim nedir! (Bilmiyor musunuz!) Benim ismim nedir! (Bilmiyor musunuz!) Ben, Muhammed'im! Allah’ın kulu ve resûlüyüm! Ben, Allah'a ve sizlere hicret ettim! (Benim için) hayat, sizin hayatınızdır! (Benim için) memat da, sizin mematınızdır!” buyurdu. Ben (sizinle birlikte olma sözümden dönmekten) Allah'a sığınırım!” buyurdu.
Bunun üzerine, Ensar ağlayıp, “Vallahi, biz, o söylediğimiz sözü sana kıyamadığımız, senden uzak kalmak istemediğimiz için söyledik!” dediler. Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Allah ve Resûlü de sizi doğruluyor ve sizi mazur görüyor!” buyurdu.
1 İbn Hazm, Cevâmiu's-Sîre, s:234; Ahmed b. Hanbel, Müsned, c:2, s:538; İbn İshak-İbn Hişam, c:4, s:59 ↩ mətnə qayıt
Mənbə: Herkul.org · Necdet İçel