MU’CİZE YERİNDE KULLANILAN TABİRLER
Allah tarafından yaratılan, nübüvvet iddiasında bulunan zât’ın doğruluğunu göstermeyi amaçlayan ve nitekleri bakımından insanların benzerini getirmekten aciz bırakan olağan üstü hadiselere Mu’cize denir.
Büyük allâme, tefsirde üstad, İmam-ı Nesefi de Mu’cizenin meydan okuma (Tehaddî) ile birlikte dünyada vukȗ bulan halikulade bir vak’â olması özelliğine dikkat çeker.
Kur’an-ı Kerîm ve hadîsi şerîflerde “Mu’cize” tabiri kullanılmamaktadır. Kur’an da Mu’cize tabiri yerine “Âyet, Beyyine, Burhan” kelimeleri ifade edilmiştir.
Mu’cize tabiri yerine hadîs-i şeriflerde kullanılan kelimeler ise “Delâil” ve “Alâmet” kelimeleri kullanılmıştır.
Bu hususta bazı hadis kitapları meydana getirilmiş ve “Delâilü’n Nübüvve” adı altında neşredilmiştir.
Bu ad ile yazılmış “Ebu Davud, İbn Kuteybe, Ebu Nuaym ve Beyhakî”nin Delâilü’n- Nübüvve adında neşrettikleri kitaplar meşhurdur.
∞
1 Kâdî Abdulcabbar, El-mȗğnî c:15; s:199 ↩ mətnə qayıt
2 Ebu'l Muîn en-Nesefî, Tabsürati’l-Edille c:1; s:469-473 ↩ mətnə qayıt
3 Kastalâni, Mevâhib’i-ledüniye; c:1; s:390 ↩ mətnə qayıt
4 Kâtip Çelebi, Keşfu’z-Zünün, c:1; s:760 ↩ mətnə qayıt
Mənbə: Herkul.org · Necdet İçel