Hz. MUHAMMED ALEYHİSSELAM’IN MU’CİZELERİNİN TAKSİMİ
Mu’cizelerin kendi içerisinde de ortaya çıkmasına ve gayesine göre farklı farklı çeşitleri vardır.
İdrak edilmeleri açısından, hissî, aklî, haberî ve irhâsât mu’cizeleri diye dört kısma ayrıldığını daha önce kaydetmiştik.
Gayeleri açısından da mu’cizenin çeşitlerini de bu başlık altında yukarıda kaydettiğimizi sizler de okudunuz.
Bütün bu taksimatlardan başka, özellikle rivâyet edilmeleri yönü ile de mu’cizelerin çeşitleri vardır.
Üstad Bediüzzaman Hazretleri bu hususta şöyle bir taksimât yapar:
“İşte, nübüvvet-i Ahmediyenin delâili, evvela iki kısımdır:
Birisi, “İrhâsât” denilen, nübüvvetten evvel ve velâdeti vaktinde zuhur eden hârikulâde hallerdir.
İkinci kısım, sâir delâil-i nübüvvettir.
İkinci kısım da iki kısımdır. Biri ondan sonra, fakat nübüvvetini tasdiken zuhura gelen hârikalardır. İkincisi, Asr-ı Saadetinde mazhar olduğu hârikalardır.
Şu ikinci kısım dahi iki kısımdır: Biri, zâtında, sîretinde, sûretinde, ahlâkında, kemâlinde zâhir olan delâil-i nübüvvettir. İkincisi, âfâkî, hâricî şeylerde mazhar olduğu mu’cizâttır.
Şu ikinci kısım dahi iki kısımdır: Biri manevî ve Kur’ânîdir. Diğeri maddî ve ekvanîdir. Şu ikinci kısım dahi iki kısımdır:
Biri: Dâvâ-yı nübüvvet vaktinde, ehl-i küfrün inadını kırmak veyahut ehl-i imanın kuvvet-i imanını ziyadeleştirmek için zuhura gelen hârikulâde mu’cizâttır. Şakk-ı kamer ve parmağından suyun akması ve az taamla çokları doyurması ve hayvan ve ağaç ve taşın konuşması gibi yirmi nev’i ve her bir nev’i manevî tevâtür derecesinde ve her bir nev’in de çok mükerrer efradı vardır.
Mənbə: Herkul.org · Necdet İçel