HizmetKitap
Arama

© 2026 Hizmet Kitap – Tüm hakları saklıdır.

/Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -2/ΙX-] KÂFİRLERİN ŞERRİNDEN KORUNMASI MU’CİZELERİ/Sürâka b. Malik b. Cu'şum'un Peygamberimiz Aleyhisselâmı Takip Edişi ve Eman Dilemek Zorunda Kalışı
Hizmet Kütüphanesi
  • Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -1
  • Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -2
  • TAKDİM
  • ΙV-] HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELÂMIN DUASI İLE ALÂKALI MU’CİZELERİ
  • V-] AĞAÇLARIN, TAŞLARIN HZ, MUHAMMED ALEYHİSSELÂMA SELÂM VERMELERİ İLE ALÂKALI MU’CİZELER
  • VΙΙ-] SEMȂVÎ MU’CİZELERİ
  • VΙΙΙ-] NUSRET-İ İLÂHÎ MU’CİZELERİ
  • ΙX-] KÂFİRLERİN ŞERRİNDEN KORUNMASI MU’CİZELERİ
  • Ebu Cehil'in Peygamberimiz Aleyhisselâmın Secdede Boynunu Çiğnemeye Yemin Edişi, Allah’ın O’nu Koruması
  • Evin Cellatlar Tarafından Kuşatılışı ve Duvardan İçeri Girilmek İstenilişi
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Müşriklerin Başlarına Toprak Saçarak Aralarından Geçip Gidişi
  • Sevr Dağı ve Sevr Mağarasında Gizleniş
  • Sevr Mağarasının Kapısında Gerçekleşen Mu’cizeler
  • Müşriklerin Peygamberimiz Aleyhisselâm ile Hz. Ebu Bekir'i Aramaya Koyulmaları
  • Hz. Ebu Bekir'in Telaşlanışı ve Korkuya Düşüşü
  • Sürâka b. Malik b. Cu'şum'un Peygamberimiz Aleyhisselâmı Takip Edişi ve Eman Dilemek Zorunda Kalışı
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Sürâka'ya Bir Müjdesi
  • Dört Azılı Müşrikin Peygamberimiz Aleyhisselâmı Öldürmeye Ant İçmeleri
  • Peygamberimiz Aleyhisselâmın Yüzünün Kanının Mihras Suyu ile Yıkanışı ve Müşriklerin Kendilerinden Yukarıya Çıkmalarına Meydan Vermemesi İçin Allah'a Dua Edişi
  • Ebu Süfyan Tarafından Peygamberimiz Aleyhisselâm İçin Bir Katil Kiralanıp Medine'ye Gönderilişi
  • Sellâm b. Mişkem'in Benî Nadîr Yahudîlerini Uyarışı
  • Yahudîlerin Peygamberimiz Aleyhisselâmı Zehirlemeye Kalkışmaları
  • Şeybe b. Osman'ın Peygamberimiz Aleyhisselâma Suikaste Kalkışı ve Müslüman Oluşu
  • Âmir'le Erbed'in Peygamberimiz Aleyhisselâma Suikasta Yeltenmeleri
  • Münâfıkların Peygamberimiz Aleyhisselâma Tuzak Kurmaları
  • X-] ŞİFA MU’CİZELERİ
  • XΙ-] SU HUSUSUNDA TEZAHÜR EDEN MU’CİZELER
  • XΙΙ-] PUTLARIN YIKILMASI MU’CİZESİ
  • XΙΙΙ-] CİNLERİN EFENDİMİZ ALEYHİSSELÂMA İMAN VE İTAATİ
  • KAYNAKÇA
  • YAZARI ve KİTAPLARI HAKKINDA

Sürâka b. Malik b. Cu'şum'un Peygamberimiz Aleyhisselâmı Takip Edişi ve Eman Dilemek Zorunda Kalışı

Kureyş müşriklerinin saldıkları elçi Müdlic oğulları yurduna vanp, Peygamberimiz aleyhisselâmla Hz. Ebu Bekir'den her birini öldüren veya esir eden kimseye mükâfat olarak birer diyet (yüzer deve) verileceğini duyurmuştu.

Peygamberimiz aleyhisselâmla Hz. Ebu Bekir de, o gün, Salı günü, Müdlic oğullarının yurdu olan Kudeyd'e ulaşmış bulunuyorlardı.

Sürâka b. Mâlik'in Müdlic oğullarının meclislerinden birisinde oturduğu sırada, Müdlic oğullarından bir adam gelip üzerine dikildi ve ona:

“Ey Sürâka! Ben biraz önce sahile doğru giden birkaç yolcu gördüm. Sanırım ki, onlar Muhammed ile ashabıdır!” dedi.

Sürâka, adamın gördüklerinin Peygamberimiz aleyhisselâmla ashabı olduğunu anladı. Ona, gözüyle “Sus!” diye işaret ettikten sonra:

“Senin gördüğün yolcular onlar değildir. Herhalde, sen filan filan kişileri görmüşsündür ki, biraz önce, yitiklerini aramak için, gözümüzün önünden geçip gitmişlerdi.

Onlar ancak filan oğullarıdır. Yitiklerini anyorlardır!” dedi. Adam da: “Olabilir!” diyerek karşılık verdi.

Sürâka, mecliste biraz eğleştikten, oyalandıktan sonra, kalkıp evine girdi. Hemen atını alıp çıkmasını ve yüksek tepenin arkasında kendisini beklemesini cariyesine emretti.

Zırhını giyindi, silahını kuşandı, fal okunu çıkardı. Onlara zarar verip veremeyeceğini anlamak için, fal okunu çekti. Hoşlanmadığı şey, zarar veremeyeceği oku çıktı! Buna rağmen, Sürâka, Peygamberimiz aleyhisselâmı tutup Ku rey şile re teslim edince yüz deveye kavuşacağı umudunu yitirmedi.

Hemen kargısını alıp, evin arka tarafından dışarı çıktı. Kargısının parıltısı göze çarpmasın diye alt tarafını yerde sürükleyerek, üst tarafını da aşağıya doğru tutarak atının yanına vardı, üzerine ati adı.

Kendisini gayesine bir an önce yaklaştırması için, onu dörtnala kaldırdı.

Peygamberimiz aleyhisselâmla Hz. Ebu Bekir'i gördü.

Seslerini işitecek kadar, kendilerine yaklaştı, yetişti.

Hz. Ebu Bekir dönüp bakınca, bir süvarinin kendilerine gelip yetiştiğini gördü ve:

“Yâ Rasûlallah! Bu, bizi anyor! Bu süvari bize yetişmiş bulunuyor!” dedi.

Peygamberimiz aleyhisselâm: “Mahzun olma! Allah bizimledir!” buyurdu.

Hz. Ebu Bekir: “Yâ Rasûlallah! Bu, bizi arıyor ve bize de gelip yetişmiş bulunuyor!” dedi ve ağladı.

Peygamberimiz aleyhisselâm, Hz. Ebu Bekir'e: “Sen ne için ağlıyorsun?” diye sordu.

Hz. Ebu Bekir: “Vallâhi ben kendim hakkında ağlamıyorum! Fakat senin hakkında ağlıyorum!” dedi.

Bunun üzerine, Peygamberimiz aleyhisselâm, arkasına dönüp baktı ve: “Ey Allah! Şuna karşı, dilediğin şeyle bize kâfi ol! Onun şerrini üzerimizden defet! Düşür onu atından!” diyerek dua etti.

At birden tökezleyip yere kapandı! Sürâka da atın üzerinden yere yuvarlandı! Hemen kalktı. Elini fal oku torbasına uzatıp, ondan fal kalemlerini çıkardı ve:

“Şunlara zarar verir miyim, yoksa veremez miyim?” diye, onlarla fal çekti.

Yine, hoşlanmadığı şey, zarar veremeyeceği oku çıktı. Fakat Sürâka çıkan oka uymadı. Yine, atının üzerine atladı. Kendisini gayesine ulaştırması için onu dörtnala kaldırdı.

Peygamberimiz aleyhisselâmla arkadaşlarına daha çok yaklaştığı zaman, at yine yere kapandı! Sürâka da, atın üzerinden yere yuvarlandı! Kalktı.

Tekrar elini ok torbasına uzatıp, ondan fal kalemlerini çıkardı ve:

“Şunlara zarar verir miyim, yoksa veremez miyim?” diye, onlarla fal çekti.

Yine, hoşlanmadığı şey, zarar veremeyeceği oku çıktı. Sürâka oka isyan etti. Yine, atına ati adı. Kendisini gayesine ulaştırması için onu dörtnala kaldırdı.

Peygamberimiz aleyhisselâmın okuduğu Kur'ân-ı Kerîm'i işitecek kadar yaklaştı. Aralarındaki mesafe iki-üç mızrak boyuna kadar indi.

Peygamberimiz aleyhisselâm arkasına hiç dönüp bakmıyor, Hz. Ebu Bekir ise, arkasına sık sık, çok çok dönüp dönüp bakıyordu!

Peygamberimiz aleyhisselâmın okuduğu Kur'ân-ı Kerîm'i işittiği sırada, Sürâka'nın atının iki ön ayağı birden yere, kuma battı, gömüldü!

Bu batış, atın dizlerine kadar erişti! Sürâka da, atin üzerinden yere yuvarlandı! Sürâka atı kalkmaya zorladı ve at da kalkmaya çabaladı ise de, ayaklarını gömüldüğü yerden çıkaramadı!

Sürâka Peygamberimiz aleyhisselâmın böyle Allah tarafından korunduğunu görünce, İslâmiyetin her tarafa yayılıp hakim olacağına kanaat getirdi. “El-emân!” diyerek seslendi ve:

“Ben, Sürâka b. Malik b. Cu'şum'um! Bana bakınız! Sizinle konuşacağım. Vallahi, ben artık size ne eziyet edeceğim, ne de benden size hoşlanmayacağınız birşey gelecektir!

Ey Muhammed! Anladım ki, bu başıma gelen şey, senin işindir! Dua et de, Allah beni şu içinde bulunduğum durumdan kurtarsın! Üzerime borç olsun ki; vallahi ben arkamdan gelenlere halinizi gizleyeceğim! İşte ok torbam! Bu oklardan bir ok al! Sen filan ve filan yerde benim develerimin ve davarlanmın yanına uğra! Onlardan neye ihtiyacın varsa al!” dedi.

Peygamberimiz aleyhisselâm: “Benim senin develerine ve davarlarına ihtiyacım yok!” buyurdu ve Allah'a dua etti.

At hemen silkinip ayağa kalktı! Atın yere gömülen ayaklarının izinden, göğe doğru, ateş dumanı gibi bir duman yükselip dağıldı.

Sürâka: “Kavmin, senin öldürülmen veya esir edilmen için diyet (yüz deve) vaad etti!” dedi.

Kureyşlilerin Peygamberimiz aleyhisselâma ve ashabına neler yapmak istediklerini haber verdi.

Sürâka Peygamberimiz aleyhisselâmla arkadaşlarına yol azığı ve levazımı vermek istedi ise de, ondan birşey almadılar.

Peygamberimiz aleyhisselâm, Hz. Ebu Bekir'e: “Söyle ona! Kendisinin de bizden bir isteği var mı?” buyurdu.

Hz. Ebu Bekir bunu ona söyledi.

Sürâka: “Seninle benim aramda bir alâmet olmak üzere, bir yazı, benim için bir emannâme yaz!” dedi.

Peygamberimiz aleyhisselâm, Hz. Ebu Bekir'e: “Onun için bir yazı yaz!” buyurdu. Âmir b. Füheyre emir buyurulan yazıyı bir deri parçasına yazdı.

Sürâka da, o yazıyı alıp ok torbasının içine koydu ve: “Ey Allah'ın Peygamberi! Sen ne dilersen bana emret!” dedi.

Peygamberimiz aleyhisselâm: “Sen yerinde dur! Arkamızdan gelecek hiçbir kimseyi bırakma!” buyurdu.

Günün başında Peygamberimiz aleyhisselâma harp açan Sürâka, günün sonunda onun silahlı bir koruyucusu olmuştu!

Sürâka, oradan geri dönüp, rastladığı herkese: “Ben, sizin adınıza, burada olanlara yeterim!” diyor ve onları geri çeviriyordu. O, vermiş olduğu sözünde böylece durdu.

∞

1 İmam Zührî, Megâzî, s:101-103; İbn İshak-İbn Hişam, c:2, s:134-135; Ahmed b. Hanbel, Müsned, c:4, s:176; c:1, s:3; c:3, s:211; İbn Sa'd, Tabakât, c:1, s:232; Buhârî, Sahîh, c:4, s: 259; Müslim, Sahîh, c:4, s:2310-2311; C:1,S:332 ↩ metne dön

Kaynak: Herkul.org · Necdet İçel

Önceki bölümHz. Ebu Bekir'in Telaşlanışı ve Korkuya DüşüşüSonraki bölümPeygamberimiz Aleyhisselâmın Sürâka'ya Bir Müjdesi