Peygamberlerin Doğruluğuna Delâlet Etmesi
Mu’cize, bir iddiayı ispatlamak gayesi ile gösterildiği için kendisinin hangi şahsa ait olduğuna işaret edeceği bir tarzda zuhur etmelidir.
Bu yönü ile mu’cize, kendisini diğer halikulade olaylardan ayırmış olacaktır.
Mu’cize, Allah’ın irade ve kudreti dahilindedir.
Peygamberlik iddiasında bulunan bir şahsın yalancı mı, yoksa doğru mu olduğu noktasında karar vermek güçtür, hatta bazı basiretsizler için imkânsız bir durum olarak da kabul edilebilir. Bundan dolayıdır ki akla gelen şüpheleri izale için kelâmcılar, “Fâil-i Muhtar sözüne binaen” mu’cizenin peygamber tarafından kendi kudreti ile değil, Allah’ın kudreti ile meydana geldiği noktasında birleşmişlerdir.
Bu husus Kur’an-ı Kerim de: “Ayetler(mu’cize) ancak Allah’ın nezdindedir,” “Allah’ın izni olmadıkça herhangi bir ayeti (Bir mu’cizeyi) getirmek hiçbir peygamberin haddi değildir” buyrulmaktadır.
Ölüyü diriltme, asayı yılana çevirme gibi mu’cizeler kulun, (peygamberin) kudreti dahilinde olmayan işlerdir. Bunlar sadece Allah’ın kudreti ile izah edilebilir.
∞
1 En’am:109; Ankebȗt:50 ↩ volver al texto
2 Ra’d:38; Mü’min:78 ↩ volver al texto
Fuente: Herkul.org · Necdet İçel