HizmetKitap
Search

© 2026 Hizmet Kitap – All rights reserved.

/Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -2/VΙΙΙ-] NUSRET-İ İLÂHÎ MU’CİZELERİ/Müşriklerin Kâ’be'ye Astığı Anlaşma Sahifesinin Güve Tarafından Yenilişi
Hizmet Library
  • Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -1
  • Hz. Muhammed’in (sas) Mucizeleri -2
  • TAKDİM
  • ΙV-] HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELÂMIN DUASI İLE ALÂKALI MU’CİZELERİ
  • V-] AĞAÇLARIN, TAŞLARIN HZ, MUHAMMED ALEYHİSSELÂMA SELÂM VERMELERİ İLE ALÂKALI MU’CİZELER
  • VΙΙ-] SEMȂVÎ MU’CİZELERİ
  • VΙΙΙ-] NUSRET-İ İLÂHÎ MU’CİZELERİ
  • 1-BÖCEKLERLE YAPILAN İLÂHÎ DESTEKLER VE YARDIM MU’CİZELERİ
  • Müşriklerin Kâ’be'ye Astığı Anlaşma Sahifesinin Güve Tarafından Yenilişi
  • 2-MELEKLERLE YAPILAN İLÂHÎ DESTEKLER VE YARDIM MU’CİZELERİ
  • Mücahidlere Meleklerin Yardıma Geldiklerinin Müjdelenişi
  • Meleklerin İslam Mücâhidlerine Nasıl Yardım Ettikleri?
  • Huzeyfe b. Yeman'ın Beyaz Sarıklı Süvârîlere Rastlayışı
  • 3- CEMÂDÂTLA, KUMLARLA YAPILAN İLÂHÎ DESTEKLER VE YARDIM MU’CİZELERİ
  • 4- CESÂRET, METÂNET, KUVVE-İ MANEVİYE İLE YAPILAN İLÂHÎ DESTEKLER VE YARDIM MU’CİZELERİ
  • 5- CİHADLARDA, DÜŞMANA KARŞI YAPILAN İLÂHÎ DESTEKLER VE YARDIM MU’CİZELERİ
  • Du'sur'un (Gavres) Peygamberimiz Aleyhisselâma Suikastı
  • 6-DEHŞETLİ RÜZGÂR VE FIRTINALARLA YAPILAN İLÂHÎ DESTEKLER VE YARDIM MU’CİZELERİ
  • Dehşetli Bir Rüzgârın Esmeye Başlayıp Müşrikleri Tedirgin ve Perişan Edişi
  • ΙX-] KÂFİRLERİN ŞERRİNDEN KORUNMASI MU’CİZELERİ
  • X-] ŞİFA MU’CİZELERİ
  • XΙ-] SU HUSUSUNDA TEZAHÜR EDEN MU’CİZELER
  • XΙΙ-] PUTLARIN YIKILMASI MU’CİZESİ
  • XΙΙΙ-] CİNLERİN EFENDİMİZ ALEYHİSSELÂMA İMAN VE İTAATİ
  • KAYNAKÇA
  • YAZARI ve KİTAPLARI HAKKINDA

Müşriklerin Kâ’be'ye Astığı Anlaşma Sahifesinin Güve Tarafından Yenilişi

Haşim ve Muttalib oğulları Şı'b'da üç yıl kuşatılmış bir halde kaldıktan sonra, Kâ’be'nin içinde asılı sahifeye, Yüce Allah ağaç kurdunu (güvesini) musallat etti.

Güve; sahifede, Allah'ın ismi anılan “Bismikâllahümme=Senin isminle başlarım ey Allah” cümlesi dışında, zulüm ve cevr ifade eden herşeyi yedi, bırakmadı.

Bunu Yüce Allah Peygamberimiz aleyhisselâma vahiyle bildirdi.

Peygamberimiz aleyhisselâm da, Ebu Talib'e:

“Ey amca! Benim Rabbim olan Allah, Kureyşlilerin sahifesine ağaç kurdunu (güvesini) musallat etti. Allah'ın isminden başka, onda tesbit edilen,zulüm, akraba ile ilgi kesme, bühtan, gibi şeylerden hiçbirini bırakmadı, yok etti!” buyurdu.

Ebu Tâlib: “Bunu sana Rabbin mi haber verdi?” diye sordu.

Peygamberimiz aleyhisselâm: “Evet! Rabbim haber verdi” buyurdu.

Ebu Talib: “Ey kardeşimin oğlu! Bana haber verdiğin şey gerçek midir?” diye sordu.

Peygamberimiz aleyhisselâm:

“Evet! Vallâhi gerçektir!” buyurdu.

Ebu Talib: “Vallahi, bizim yanımıza da, senin yanına da, (bunu haber verecek) hiç kimse girmemiştir! Bunu sana kim haber verdi?” diye tekrar sordu.

Peygamberimiz aleyhisselâm: “Rabbim haber verdi. Doğrudur bu ey amca!” buyurdu.

Ebu Tâlib: “Ben şehadet ederim ki; sen ancak doğru söylersin!” dedi.

Ebu Tâlib bu haberi kardeşlerine anlattı. Kardeşleri:

“Senin bu husustaki kanaatin nedir?” diye sordular.

Ebu Tâlib:

“Vallâhi, o bana hiçbir zaman yalan söylememiştir!” dedi.

Ebu Tâlib'e:

“Sen bu hususta ne yapmamızı uygun görürsün?” diye sordular.

Ebu Tâlib:

“Elbiselerden, bulabildiğiniz en güzelini giymenizi, sonra da Kureyşlilerin yani arına kadar varmanızı, onlara bu sahifenin haberini -kendilerine haber erişmeden önce- anmanızı uygun görüyorum!” dedi.

Hep birlikte gittiler, Mescid-i Haram'a girdiler, Hicr'e kadar vardılar. O sırada, Kureyşlilerin emir ve nehiy sahipleri olan yaşlıları orada oturuyorlardı. Onlar Ebu Tâlib ile yanındakileri görünce, çektiklerine dayanamayarak Peygamberimiz aleyhisselâmı kendilerine teslim etmek üzere gelmek zorunda kaldıklarını sandılar. Ebu Talib'le yanındakileri, hemen meclislerine aldılar.

“Ne söyleyecekler?” diye, onlara bakmaya başladılar.

Ebu Tâlib:

“Biz, sizce bilinen, kabul edeceğiniz bir iş için gelmiş bulunuyoruz” dedi.

Müşrikler:

“Hoşgeldiniz, safa geldiniz!” dediler. Ebu Tâlib:

“Ey Kureyş cemaatı! Hiçbir zaman yalan söylememiş olan kardeşimin oğlu bana haber verdi ki; sizin yazmış olduğunuz sahifenize, Allah ağaç kurdunu (güvesini) musallat kılmış; o, onun içindeki cevr, zulüm ve akrabalarla ilişiği kesme., gibi herşeye dokunmuş, onda sadece Allah'ın ismi anılan sözler kalmıştır! Haydi, aleyhimizde yazdığınız sahifenizi getiriniz! Eğer kardeşimin oğlu doğru söylemiş ise, sahife onun dediği gibi çıkarsa, vallahi biz en sonuncumuz ölmedikçe onu size teslim etmeyiz! Artık siz de kötü görüşünüzden, bizimle ilginizi kesmekten vazgeçin! Eğer dediği doğru çıkmazsa, kardeşimin oğlunu size teslim ederim Siz de onu ister öldürürsünüz, isterseniz sağ bırakırsınız!” dedi.

Müşrikler: “Kabul ettik! Sen bize insaflı davrandın!” dediler.

Bu hususta akityaptılar.

Sahifeyi getirmek üzere, acele adam gönderdiler.

Müşrikler bu işin arzularına uygun geleceğini sandılar.

Sahife getirilince, Ebu Talib: “Okuyunuz onu!” dedi.

Sahife açıldığı zaman, onu Peygamberimiz aleyhisselâmın dediği gibi buldular.

Sahifede; Allah'ın isminden başka herşey, güve tarafından yenilmiş, bitirilirimişti!

Kureyş müşriklerinin elleri yanlarına düştü!

Ebu Tâlib, bundan kuvvet ve cesaret alıp bağırarak:

“Her halde, zulmettiğiniz, akraba ile ilişiği kesip kötülük yoluna saptığınız sizce de belli oldu, değil mi?” dedi.

Müşriklerden hiçbiri Ebu Tâlib'e cevap vermedi. Ancak: “Siz bize sadece sihir ve bühtan getirdiniz!

Bu, sahibinizden sâdır olan bir sihirden başka birşey değildir!” dediler. Red ve inkâr ettiler.

Peygamberimiz aleyhisselâmla ashabına yapageldikleri kötülükleri, katlıkları tekrarladılar.

Kureyşlilerin ileri gelenlerinden bazıları ise, Hâşim oğullarına karşı yaptıkları şeylerden dolayı, birbirlerini kınadılar.

Ebu Tâlib ile ashabı, Kâ’be örtüsü arasına girerek:

“Ey Allah! Bize zulmedenlere, akrabalarla ilişiğini kesenlere, bize yapılması haram olan şeyleri helâlleştirenlere karşı bize yardım et!” diyerek yalvardıktan sonra, Şı'b'a döndüler.

Müşriklerden bir topluluk:”Bu, kardeşlerimize karşı, tarafımızdan yapılmış bir zulümdür!” dediler, pişmanlık duydular.

1 İbn Sa'd, Tabakât, c:1, s:188-189, 209; Belâzurî, Ensâb, c:1, s:234; Halebî, İnsân, c:2, s:35; İbn İshak-İbn Hişam, Sire, c:2, s-16-17; Ebu Nuaym, Delâil, c:1, s:274 ↩ back to text

Source: Herkul.org · Necdet İçel

Previous section1-BÖCEKLERLE YAPILAN İLÂHÎ DESTEKLER VE YARDIM MU’CİZELERİNext section2-MELEKLERLE YAPILAN İLÂHÎ DESTEKLER VE YARDIM MU’CİZELERİ