X-] ŞİFA MU’CİZELERİ
Peygamberimiz aleyhisselâm; Kureyş müşriklerini n-saklamak üzere-kendisine bırakmış oldukları emanetleri sahiplerine iade edinceye kadar Mekke'de kalmasını, Hz. Ali'ye emretmişti.
O da, bu iş için Mekke'de üç gün üç gece oturdu.
Mekke vadisinde dikilerek: “Resûlullah'ın yanında kimin bir emaneti varsa gelsin, ona emanetini teslim edeceğim!” diye seslendikten ve emanetleri sahiplerine dağıttıktan sonra. Medine yolunu tuttu.
Geceleri yürüdü, gündüzleri gizlendi. Rebiülevvel'in ortalarına doğru Küba'ya geldi.
Küba'ya geldiği zaman, ayaklarının altı kabarmış, şişmiş, yarılmıştı; kanıyordu.
Peygamberimiz aleyhisselâm Hz. Ali'nin geldiğini işitince: “Ali'yi bana çağırınız!” buyurdu. “Yâ Rasûlallah! Yürümeye takati yok!” dediler.
Peygamberimiz aleyhisselâm hemen kalkıp onun yanına vardı.
Halini görünce rahmet ve şefkatinden ağladı, kucakladı. Ayaklarının altını eliyle sığadı, iyileşmesi için Allah'a dua etti. Böylece, Hz. Ali'nin hiçbir ıztırabı kalmadı.
Uhud’da, Katâde b. Numan’nın Yanakları Ü zerine Akan Gözbebeğini Yerine Koyması
Uhud’da, Katâde b. Numan da, Peygamberimiz Aleyhisselâmı korumak için Peygamberimiz Aleyhisselâmın önüne dikilerek, ok yayının başı eğilip bükülünceye kadar müşriklere ok attı.
En sonunda kendisi de bir okla gözünden vuruldu. Gözbebeği yanaklarının üzerine aktı.
Katâdeyi böyle görünce, Peygamberimiz Aleyhisselâmın gözleri yaşardı.
Peygamberimiz Aleyhisselâm, Katâde'nin gözünü eliyle aldı, yerine koydu. O göz, iki gözünden en güzeli ve en keskin göreni oldu.
1 İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c:3, s: 22; İbn Esîr, Usdu'l-gâbe, c:4, s:96 ↩ back to text
2 Heysemî, Mecmau'z-zevâid, c:6, s:113; İbn İshak-İbn Hişam, c:3, s:87 ↩ back to text
Source: Herkul.org · Necdet İçel