Su Sıkıntısına Düşen Mücâhidlerin Peygamberimiz Aleyhisselâmın Duasıyla Yağmura Kavuşmaları
Hicretin 9. Yılın Recep ayında yapılan ekizinci konak olan Hıcır’dagerçekleşen hadisedir.
Mücahidler Hıcr’da sabahladıları zaman, yanlarındaki su kaplarında bir damla bile su kalmamaıştı. Susuzluktan, Peygamberimiz Aleyhisselâma şikâyetlendiler.
Hz. Ömer der ki:“Konak yerlerinden biryere konduk ve orada dayanılmaz bir susuzluğa uğradık! Susuzluktan boyunlarımız kopacak sandık!
Adam çıkıp su aramaya gidiyor, su araya araya, boynunun koptuğunu sanacak dereceye gelmedikçe geri dönmüyordu!
Hatta adam boğazladığı devesinin işkembesindeki tersini sıkıp suyunu bile içiyordu!
O sırada, Ebu Bekir:‘Yâ Rasûlallah! Hiç şüphesiz, Allah senin duanı hayırla karşılar. Bizim için dua et!’ dedi.
Resûlullah Aleyhisselâm:‘Sen benim bunu yapmamı istiyor musun?’ diye sordu.
Ebu Bekir:‘Evet!’ dedi.
Bunun üzerine, Resûlullah Aleyhisselâm ellerini kaldırdı.
Daha ellerini indirmemişti ki, gök eğilmeye ve hava kararmaya başladı” Yüce Allah hemen bir bulut gönderdi, yağmur yağdırdı. Yüce Allah, Peygamber Aleyhisselâmın duası üzerine gönderdiği buluttan yağdırdığı yağmurla halkı suya kandırığı gibi, mücahidlerin yanlarındaki su kaplarının da doldurtmuş, su ihtiyaçlarını karşılamıştı.
Yağan yağmur, yeryüzünden ancak bir kısmına düşmüştü.
Hz. Ömer: “Dönüp baktığımızda, yağmuru, ordugahtan öteye geçmiş bulmadık!” demiştir.
Mücâhidler, yanlarındaki bir münafıka: “Yazıklar olsun sana! Bundan sonra daha ne kaldı ki, hala inanmıyor, inanmamakta devam ediyorsun!” dedikleri zaman, münafık:
“Bu, gelip geçen bir bulutun işinden başka bir şey değildir!” dedi.
Tebük seferinde yalnız susuzluk değil, açlık da çekildi. Hatta, bir hurmayı iki kişi aralarında bölüşürler, sonra da üzerine su içerlerdi.
1 İbn İshak-İbn Hişam, c:4, s:165; Taberi, tefsir, c:11, s:55; Vâkıdî, Megâzî, c:3, s:1009 ↩ back to text
Source: Herkul.org · Necdet İçel