Yahudî Âlimlerinden Abdullah b. Selâm'ın Müslüman Oluşu
Abdullah b. Selâm⋆, Yusuf Aleyhisselâmın neslindendi. Medine Yahudîlerinin ulularından ve âlimlerindendi.
Medine'deki İsrâil oğullarının âlimlerinden başlıcaları beş kişi olup, bunlardan birisi Abdullah b. Selâm'dı.
Abdullah b. Selâm der ki: “Ben Tevrat'ı ve tefsirini, babamdan öğrenmiştim. Babam, bir gün; âhir zamanda gelecek peygamberin sıfatını, alâmetini ve yapacağı işler hakkındaki âyeti bana anlattı ve:
'Eğer o Harun evladından gelecek olursa ona tâbi olurum, yoksa tâbi olmam!' dedi. Peygamber Aleyhisselamın Medine'ye gelişinden önce, öldü.
Resûlullah Medine'ye, Küba'ya gelip Amr b. Avf oğullarının evine ininceye kadar, sustum.
Ben kendime ait hurma ağacının üzerinde uğraşır, yaş hurma toplarken, Benî Nadîrlerden birisinin:
'Bugün, Arapların bekledikleri adamları geldi!' diye bağırdığını işittim ve bir kimse de gelip onun geldiğini bana haber verince, beni bir titreme tuttu, yüksek sesle 'Allahuekber!’ diyerek tekbir getirdim. O sırada, Halide binti Haris, hurma ağacının altında oturuyordu.
Kendisi çok yaşlı idi. Tekbirimi işitince: 'Allah seni umduğuna erdirmesin, elini boşa çıkarsın ey habîs! Vallahi Musa b. İmran'ın gelişini işitmiş olsaydın, bundan daha fazlasını yapmazdın!” diyerek çıkıştı.
Ona:
'Ey hala! Vallahi, o, Musa b. İmran'ın kardeşidir. Onun gibi, peygamberdir. Onun dinindedir. Onun gönderildiği şeyle gönderilmiştir' dedim.
Bunun üzerine, halam: 'Ey kardeşimin oğlu! Yoksa, o Kıyamete yakın, gönderileceği bize haber verilmiş olan peygamber midir?' dedi. 'Evet!' dedim. Halam: 'Peki öyleyse!' dedi. 'Resûlullah geldi' denilince, onu görmek için, halkın arasında ben de gittim.
Resûlullah'ın yüzünü görünce, anladım ki, onun yüzü yalancı yüzü değildir.”
Abdullah b. Selâm, Peygamberimiz Aleyhisselâmın yanına varınca:
“Ben sana üç soru soracağım ki, bunların cevaplarını ancak peygamber olan bilebilir” dedi:
“1. Kıyâmet alâmetlerinin evvelkisi nedir?
2. Cennetlikler Cennete girince ilk önce hangi yiyeceği yiyeceklerdir?
3. Çocuk ne sebeple babasına benzer ve hangi sebeple annesine benzer?” diye sordu.
Peygamber Aleyhisselâm: “Bu soruları, senin önün sıra, Cebrâil Aleyhisselâm bana gelip haber vermişti:
1. Kıyamet alâmetlerinin en öncesi bir ateştir ki, o insanları doğudan batıya sürecektir!
2. Cennetliklerin yiyeceği ilk yiyecek de, balık ciğerinin sarkmış olan fazlasıdır!
3. Çocuğun babaya veya anaya çekmesine gelince: Cinsî münasebette erkeğin suyu kadınınkinin önüne geçerse, çocuk babaya benzer.
Kadının suyu erkeğin suyunun önüne geçerse, çocuk anaya benzer!” buyurdu. Bunun üzerine, Abdullah b. Selâm:
“Ben şehâdet ederim ki; Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur! Ben şehadet ederim ki; Sen, hiç şüphesiz, Allah'ın Resûlüsün!
Yâ Rasûlallah! Yahudîler, insanı hayrette bırakacak derecede yalan söyleyen, asılsız isnad ve iftiralarda bulunan haksız bir kavimdir.
Eğer, sen beni onlardan sormadan önce onlar benim Müslüman olduğumu öğrenirlerse, senin yanında bana akla gelmedik isnad ve iftiralarda bulunurlar.
Sen beni odalarından birine koyarak gizledikten sonra, onlar arasındaki durumumu, nasıl olduğumu onlara sormanı; bunu Müslüman olduğumu öğrenmelerinden önce sana haber vermelerini istiyorum” dedi.
Peygamberimiz Aleyhisselâm, onu odalarından birisine koydu.
Yahudîlere haber saldı, geldiler. Onlara: “Ey Yahudî cemaatı! Yazıklar olsun size! Allah'tan korkunuz! Kendisinden başka ilâh olmayan Allah'a yemin ederim ki:
Siz benim Resûlullah olduğumu ve benim size hak ve gerçeği getirdiğimi muhakkak biliyorsunuzdur! Müslüman olunuz!” buyurdu.
Yahudîler, üç kere: “Biz bunu bilmiyoruz! Biz bunu bilmiyoruz! Biz bunu bilmiyoruz!” dediler.
Peygamberimiz Aleyhisselâm, onlara: “İçinizde Husayn, Abdullah b. Selâm, nasıl adamdır?” diye sordu.
Yahudîler “Bizim seyidimizdir ve seyyidimizin de oğludur! Bizim en âlimimizdir ve en âlimimizin de oğludur. Bizim hayırlımızdır ve hayırlımızın da oğludur!” dediler.
Resûlullah Aleyhisselâm, onlara: “İbn Selâm Müslüman olduysa ne dersiniz? Siz de Müslüman olur musunuz?” diye sordu.
Yahudîler “Hâşâ! O, Müslüman olmaz! Allah onu böyle şeyden korusun!” dediler. Bunun üzerine, Peygamber Aleyhisselâm: “Ey İbn Selâm! Çık bunların yanına!” buyurdu.
Abdullah b. Selâm, hemen yanına çıkıp onlara: “Ey Yahudî cemaatı! Allah'tan korkunuz! Onun size getirdiği şeye yöneliniz! Vallahi, siz de muhakkak biliyorsunuz ki, o Allah'ın Resûlüdür! Onun ismini ve sıfatını yanınızdaki Tevratta da yazılı bulmuş bulunuyorsunuz. Ben şehadet ederim ki, o Resûlullah'tır! Ben ona iman etmiş, onu doğrulamış ve onun Resûlullah olduğunu bilmiş bulunuyorum!” dedi.
Abdullah b. Selâm; “Ben şehadet ederim ki; Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur! Ve yine şehâdet ederim ki; Muhammed (Aleyhisselam) Allah'ın Resûlüdür!” diyerek iman ve ikrarda bulunduğu zaman, Yahudîler ona türlü hakaret ve iftiralarda bulundular:
“Bu, bizim en şerlimizdir ve en şerlimizin de oğludur! Bu, bizim en cahilimizdir ve en cahilimizin de oğludur!” dediler.
Abdullah b. Selâm: “Yâ Rasûlallah! Onların çok iftiracı, gaddar, yalancı ve fâcir bir kavim olduklarını sana haber vermemişmi idim? (İşte böyle olduklarını gösterdiler)” dedi.
Bundan sonra, Abdullah b. Selâm da, ev halkı da Müslümanlıklarını açıkladılar.
Halaları Halide binti Hâris Hatun da Müslüman oldu ve İslâm amelleri ile Müslümanlığını güzelleştirdi.
Abdullah b. Selam Müslüman olduğu zaman, Yahudî âlimlerinden:
Huyey b. Ahtab, Ka'b b. Esed, Ebu Râfi', Eşya', Şemvil b. Zeyd: “Arapta peygamberlik olmaz! Senin adamın bir hükümdardır!” diyerek Müslümanlıktan vazgeçirmek istedilerse de muvaffak olamadılar.
1 Şuarâ:197 ↩ back to text
2 İbn İshak-Sîre, c:2, s:163-164,220; İbn Sa'd, Tabakât, c. 2, s. 353; Belâzurî, Ensâb, c:1, s:266; Ahmed b. Hanbel, Müsned, c:3, s:108,211, ↩ back to text
Source: Herkul.org · Necdet İçel