Sidretü'l-Müntehâ'ya Yükseliş
Cebrâil aleyhisselâm, Peygamberimiz aleyhisselâmı, yedinci kat göğün üzerinde bulunan ve Allah'tan başkasınca bilinmeyen makamlara yükseltti.
Sidretü'l-Müntehâya kadar götürdü, yükseltti.
“Bu, Sidretü'l-Müntehâ'dır!” dedi.
Sidretül-Müntehâ; kökü altıncı kat gökte ve gövdesi, dallan yedinci kat göğün üzerinde, gölgesiyle bütün gökleri ve Cenneti gölgeleyen, yaprakları fil kulakları gibi, meyveleri küpler kadar., bir ağaçtı ki, onu Yüce Allah'ın celâl ve azamet nurunun tecellisi kapladıkça kaplamış, öyle renklere bürümüş, yakut veya zümrüt veya benzeri cevherlere çevirmiş, o kadar güzelleştirmişti ki, Allah'ın yarattıklarından hiçbiri, onun güzelliğini tavsif edemezdi.
Sidretü'l-Müntehâ ki; Bütün peygamberlerin ve meleklerin işleri ona varır, dayanır. Yaratıkların ilmi onda nihayet bulur, onun yukarısında olanlar hakkında hiçbir bilgileri bulunmaz! Yeryüzünden semaya çıkan, onda nihayet bulur. Alınacağı zaman da, ondan alınır.
∞
1 Buhârî, Sahîh, c:1, s:93; c: 8, s:24; c:4, s:249; Ahmed b. Hanbel, c:4, s:207-209, c:1, s:367; c:3, s:128, c:5, s:144; Bedrüddin Aynî, Umdetu'l-Kârî, c:4, s:45; İbn Ebi Şeybe, Musannef, c:14, s:304,309; Tirmizî, Sünen, c:5, s. 397 ↩ mətnə qayıt
Mənbə: Herkul.org · Necdet İçel