Peygamberimiz Aleyhisselâmın Kureyş Müşriklerini Görünce Allah'a Dua ve Münâcatta Bulunuşu
Peygamberimiz Aleyhisselâm; Kureyş müşriklerinin harp meydanına geldiklerini görünce:
“Ey Allah'ım! İşte Kureyşliler! Olanca kibir ve gururları, kendilerini beğenmişlikleri ve övünücülükleriyle gelmişler, Sana düşmanlık etmekte ve Senin Resûlünü yalanlamaktalar! Biz, Senden, onlara karşı bana va'd buyurmuş olduğun yardımını diliyoruz.
Ey Allah'ım! Sabahleyin onları helâk et!” diyerek, Allah'a dua ve münâcatta bulundu.
Hz. Ömer der ki: “Bedir savaşı olduğu gün, Peygamberimiz Aleyhisselâm, ashabına baktı: Onlar 300 küsurdu. Bir de, müşriklere baktı: onlar 1000'di ve daha da çoktu. Kıbleye döndü.
İki elini uzattı (kaldırdı). Üzerinde ridası ve izan vardı. 'Allah'ım! Bana yaptığın va'dini yerine getir! Allah'ım! Şu bir avuç İslâm cemaatını helak edersen, artık Sana yeryüzünde ibadet olunmaz!' diyor, hiç durmadan Rabbinden yardım diliyor ve O'na yalvanyordu.
Ridası omuzundan kayıp düştü.
Ebu Bekir gelip onu Resûlullah Aleyhisselâmın omuzuna koydu ve arkasından ayrılmadı.
Nihayet, Ebu Bekir dayanamadı: 'Ey Allah'ın Peygamberi! Rabbine niyaz ettiğin yetişir artk! O, sana olan va'dini muhakkak yerine getirecektir!' dedi .”
Bunun üzerine Yüce Allah Peygamberimiz Aleyhisselâma indirdiği âyette:
“Hani, siz Rabbinizden imdad istiyordunuz da, o da, 'Muhakkak ki, ben size meleklerden birbiri ardınca bin melekle imdad edeceğim!' diyerek duanızı kabul etmişti” buyurdu.
Peygamberimiz Aleyhisselâm: “Müjde! Ey Ebu Bekir! Sana Allah'ın yardımı geldi!
İşte, şu Cebrâil'dir. Nak' yokuşlarının üzerinde, atının gemini tutmuş, harp silahı ve zırhı üzerindedir! Hucuma hazır haldedir!” buyurdu.
1 Enfal: 9 ↩ mətnə qayıt
2 Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c:3, s:35,51-54 ↩ mətnə qayıt
Mənbə: Herkul.org · Necdet İçel